Bu sitedeki ilk yazımın iyi bildiğim ve anlatmaktan delicesine zevk aldığım bir konu olmasını istedim. Bu yüzden size biraz Kara Panter Partisinden ve ‘geldiği yeri unutmayan Beyoncé’den’ bahsedeceğim.

Kara Panter Partisi, Huey B. Newton ve Boby Sale isimli iki genç tarafından Ekim 1966’da kuruluyor. Tam adı Black Panther Party for Self-Defence yani Öz Savunma için Kara Panter Partisi. İlk etapta polislerin siyahi gettolardaki tacizini önlemek amacıyla bir araya geliyorlar ancak daha sonra silahlı beyazların tacizlerine karşı silahlanıyor, ülke genelinde yayılıyor ve binlerce kişilik bir harekete dönüşüyorlar.

Newton ve Sale üniversite yıllarında Franzt Fanoun’un anti-emperyalist söylemlerinden ve Nation of Islam’ın ateşli sözcülerinden Malcolm X’ten çok etkileniyor. Bunların yanı sıra Mao Zedung, Che Guevera ve hatta Bakunin’den -aslında hepsi birbirinden çok farklı düşünceler- etkilendiklerini söyleyebiliriz. Zaten Marksist-Leninist yapıda örgütleniyorlar ancak diğer komünist partilerden ayrıldıkları yön “derin devlet şiddetine karşı siyahi halkın doğrudan silahlı mücadelesi ilkesi”ni savunmaları oluyor. Zaten 60’lı yıllarda dünyanın çeşitli yerlerinde hali hazırda öğrenci ve işçi hareketleri artarken Amerika’da da bunların bir yansımasını Kara Panterler üstlenmiş oluyor.

Armed members of the Black Panthers Party stand in the corridor of the Capitol in Sacramento today, May 2, 1967. They were protesting a bill before an Assembly committee restricting the carrying of arms in public. (AP Photo/Walt Zeboski)

Panterler, Amerikan anayasasındaki silah taşıma özgürlüğü ilkesini kullanarak(!) siyahileri polis tacizine karşı koruyor, siyahi gençleri devletin gettolara sızdırdığı uyuşturucudan kurtarmaya çalışıyorlardı. Küçük bir grupken 1960’ların sonunda ülkenin neredeyse her tarafında örgütlenip güçlenmişlerdi. Çünkü sistem karşıtı farklı gruplar ve farklı etnik topluluklarda parti çatısı altında toplanmaya başlamıştı. Bu başarının en önemli sebebi; “siyahların özgürlük sorununun bir sınıf meselesi olduğuna inanmalarıydı.” ALL POWER TO PEOPLE sloganını kullanıyorlar ve bunu söyleyerek yoksul siyahların haklarının elde edilmesini savunmanın yanı sıra ezilen diğer halkların da yanında olduklarını ifade ediyorlardı.

.

bpp-1500x632-1

Aslında siyahi hareket 60’lardan önce de vardı ancak Panterler bu hareketleri tek bir çatı altında toplamayı başarmıştı. Her ne kadar şiddet içeren uygulamaları tepki çekse de o dönemde ırkçılığın zayıflamasında önemli rol oynadılar. O zamanlar FBI tarafından yürütülen Cointelpro yani Karşı İstihbarat Programı ile çok ciddi baskılara maruz kaldılar. Kendi içlerinde ihtilafa düşürüldüler ve bu, hareketin zayıflamasına neden oldu. 1982’de parti kendini feshetmek zorunda kaldı. Kısa süreli bir hareket olmuşlardı ama siyahi hareketler içinde bir efsane olmayı -hâlâ- sürdürüyorlar. Peki 16 yıl süren bu kısa hareket bunu nasıl başardı?

Öncelikle hareketin bu kadar taraftar toplayabilmesindeki en önemli etken, siyahların ortaya koydukları görsel varlıklarıydı. Çünkü deri ceketleri, siyah bereleri, afro saçları ve havaya kaldırılmış sıkılı yumruklarıyla bilinen pasif siyahi algısını yerle bir eden bir görüntü sergiliyorlar, kara gözlükleri ve askeri tertipleri ile ana akım medya için görsel bir şölen sunuyorlardı. Ama zaten Panterler bunun farkındaydı ve görsel imgelemin cazibesini politik bilinci yükseltme aracı olarak kullanıyorlardı.

black-panthers-475x316

Ancak bu görselliği sadece kendi varlıklarında değil, parti feshedilene kadar çıkarmaya devam ettikleri Kara Panter Gazetesi’nde de devam ettiriyorlardı. 1967’de gazetenin mizanpaj ve görsel tasarım işlerinin başına Emory Douglas geçti ve görselliğin egemen olduğu bir gazete yarattı. Bunun gazetenin tirajına muazzam bir etkisi oldu, o zamanlar yüzbinler satıyordu –ki yeraltı baskısı için devasa bir rakamdı- ve örgütün en önemli geliri olmaya başlamıştı.

emory3images3

Emory Douglas, 1967’de parti feshedilene kadar gazetede çalışmayı sürdürdü ve bu süre boyunca izleyenleri siyahların gücüne inandıran çizimler yaptı. “Shoot to kill” gibi kışkırtıcı direniş ve devrim imgelerinden, şehirlerdeki yoksulluğa ve toplumsal/siyasi değişim ihtiyacına odaklanan bir sürü çizim gazetelerle beraber yayıldı. Emory gettoyu devrimci sanatın galerisi olarak görüyordu; çünkü eserleri getto duvarlarındaydı, dükkân vitrinlerinde, telefon kulübelerinde, tezgâhlarda, benzin istasyonlarında, otobüslerde ve gettoların gecekondularında… Gazete sayesinde çizimler ve görseller ülke genelinde yüksek bir görünürlüğe sahip oldu ve bu, hareketin yükselmesini sağladı. Sonuç olarak diyebiliriz ki; bir sınıf/halk mücadelesi verirken Kara Panterler, sanatın ve görselliğin bütün gücünü kullanmışlardı.

Şimdi teorik bilgiden uzaklaşıp bu görselliğin tekrar önümüze çıktığı başka bir duruma geliyoruz. Bu seneki Super Bowl’da Bruno Mars’la birlikte sahneye çıkan Beyoncé’nin dansçıları Kara Panter Partisi üyeleri gibi giyinmişlerdi. Afro saçları, siyah bereleri ve deri ceketleri ile gerçek birer Kara Panterdiler ve şovun ardından da sağ yumruklarını havaya kaldırarak Kara Panter selamı verdiler. Kostümlerin tasarımcısı olan Zana Bayne de kıyafetleri tasarlarken KPP’nin ikonik kadınlarının referans alındığını ve devrimci kadınlar fikrini ortaya çıkardıklarını söyledi. Beyoncé bu performanstan önce Formation şarkısının klibini yayınlamıştı ve aslında tartışmalar daha o zamandan başlamıştı. Çünkü hem şarkının sözleri hem de klip siyahi hareketten unsurlar içeriyordu.

beyonce-dancers-superbowl-halftime-show-black-panthers-2016-compressed

Biraz değinmemiz gerekirse; klibin başında Beyoncé sular içindeki bir polis arabasının üstünde duruyor ve İlluminati saçmalığına çok fazla takıldığımızı, asıl meselenin bu olmadığını söylüyor (ALLAHUEKBER). İlerleyen görüntülerde kocası Jay-Z’in markası olan ROC’un kolyelerini taktığını görüyoruz. Babam Alabamalı, annem Lousianalı derken siyahilerin en çok yaşadığı eyaletlerden bahsediyor. Sonra ekrana Ivy Blue Carter geliyor. Beyoncé’nin dünyalar şanslısı kızı Ivy Blue Carter. Annesi onun afroluğunu ve afro saçlarını sevdiğini söylüyor. Kendi negro burnunu -evet, negro! – ve Jackson-5 burun deliklerini sevdiğinden bahsediyor. Ama en önemli cümlesini bundan sonra söylüyor Beyoncé; “Çok para kazandım ama geldiğim yeri unutmadım.” Klipte beyaz olanlar sadece polis rolünü oynayanlar, duvarlarda “stop shooting us” yazıyor ve ekrana siyahi gettolardan, şimdiki en etkili siyahi hareket olan Black Lives Matter yürüyüşlerinden görüntüler geliyor.

basliksiz-1

Eğer şarkının sözlerine ve kare kare görüntülere odaklanırsak bu ve bunun gibi bir sürü meydan okuyan cümle/sahne bulabiliriz. Ama benim dikkat çekmek istediğim; Beyoncé’nin şarkısı, klibi ve sonraki Super Bowl performansıyla gözler önüne serdiği siyahi aktivistliği. Daha önce Amerika’daki siyahilere yönelik olaylarda sesini çıkarmadığı gerekçesiyle eleştirilen Beyoncé ile bu klipten sonra da “Beyoncé siyah olduğunu hatırladı” diye dalga geçildi! Aslında Beyoncé’nin Black Lives Matter hareketini desteklediği ve eşi Jay-Z’in de kurucularından olduğu TİDAL aracılığı ile harekete 1.5 milyon dolar bağış yaptığı biliniyor. Twitter ‘da takip ettiği 10 kişi arasında da bu hareketin aktivistlerinden biri var. Daha önce de Barack Obama’nın seçim kampanyasına destek vermişti. Şimdi de bu klip ve şarkıyla aktivistliğini sürdürüyor.

Aslında bu tarz hak mücadelelerinin popüler kültürün dominant karakterleri tarafından ele alınması oldukça riskli. İnsanlar sizin bunu kullanarak yeni bir tüketici grubu yaratmaya çalıştığınızı düşünebilir. Belki de gerçekten amaçlanan budur, çünkü çıkan her albümle yeni bir alter ego yaratılır. Formation albümü de siyahiliği öne çıkaran bir proje olabilir, bunu hiçbir zaman bilemeyiz. Ama her şeye rağmen siyahilere yönelik faşizmin hiç dinmediği Amerika’da bu sorunun kitlelerin takip ettiği biri tarafından gündeme getirilmesi çok önemli. İşte bu yüzden ben, bunu bir aktivistlik olarak değerlendirmeyi tercih ediyorum.

Bunun üzerine daha kapsamlı tartışmalar yürütülebilir tabi ama ben  kalbimi işaret ederek I AM BLACK IN HERE diyor ve buraya yazının daha önce çekilmiş videosunu da ekleyip gidiyorum.  Başka bir yazıda görüşmek üzere biçezz ..