Yolda yürüyoruz. Yanımda Jim var. New York’tan sıkılmışız. Cebeci’de yürüyoruz. Ne işimiz varsa artık. Hava ayaz mı ayaz. Ellerimiz ceplerimizde. Bir türkü tutturmuşuz yürüyoruz. Rüzgar esiyor, o estikçe bizim yüzümüz acıyor. New York daha mı güzeldi acaba? Neyse hele bir bahar gelsin öyle düşünürüz. Yürümeye devam… Jim bir anda duruyor. ”Niye durdun ? Hava zaten buz …” derken Jim sözümü kesiyor ve ”Sus ve dinle.” diyor. İçimden ” İyi donalım burada.” diyorum. Jim ise gözlerini kapamış ve dikkatlice dinliyor. Sokak gürültülü. Daha iyi duyabilmek için gözlerimi kapıyorum. Dinliyorum. Dinliyorum. Dinliyorum. Uyanıyorum. Etrafıma bakıyorum. Ne Jim yanımda ne de Cebeci’deyim. Bir hindistan cevizi ağacı altındayım. Rüzgar burada da esiyor ama bu rüzgar beni öpüyor. Kafamı ağaca dayayıp dinliyorum. Deniz, rüzgar, kuşlar… Bir ses daha var. İleride, sahilde bir kadın oturuyor. Ses ondan geliyor sanırım. En iyisi yanına gitmek diye düşünüyorum. Nasılsa koskoca sahilde ikimiz varız. Ona doğru yürümeye başlıyorum. Yürüdükçe adım atmak zorlaşıyor. O da kalkıyor. Arkasını hiç dönmeden denize yürüyor. Sesleniyorum ama sesim çıkmıyor. Eh bir kere inat ettim. Gideceğim oraya. Onun oturduğu yerdeyim o ise denizde. Adım atmak gittikçe zorlaşıyor benim için, o ise çok rahat. Sanki deniz geçmesine izin veriyor ve rüzgar onu hafif kılıyor. Ben ise kendimi saplanmış gibi hissediyorum. Çıplak ayaklarım deniz serin sularıyla buluşuyor. Zincirlerim kopmuş gibi hissediyorum. O kadar rahatlıyorum ki anlatamam. Gözlerimi kapıyorum ve ona doğru ilerliyorum. Su belime geldiğinde gözlerimi açıyorum. O gitmiş. Ben ise bir başıma suyun içindeyim. Dayanamıyorum. Bırakıyorum kendimi serin maviye.

İşte sevgili arkadaşlarım, işte böyle bir etkisi var Alela Diane’nın.

Alela Diane 20 Nisan 1983’te Kaliforniya’da doğmuş dünyalar tatlısı biri. Benim için şarkının  girişi ve şarkıcının şarkıya girişi önemlidir. Şarkıların enstrümantal girişleri belki çok etkileyici veya sıra dışı değil ancak sesi benzersiz Alela Diane’ın. İlk dinlediğim zamanı hatırlıyorum da çok etkilenmiştim. Sesi çok berrak ve doğal. Şarkılarında sizi adeta kucaklıyor. O gün olanları unutturuyor ya da eskileri hatırlatıyor. Ne olursa olsun, en sonunda kendinizi en güvende hissedeceğiniz ve en rahat olacağınız yere götürüyor. Kendinizi orada buluyorsunuz. Büyülü bir şekilde hayallerinizin içine yerleşiyor ve artık o da sizinle beraber orada kalıyor. Tabi siz onu dinlerken ve hayal kurarken, o hayallerinize günün stresini, yorgunluğunu veya hayalinizin bir hayal olduğunu size hatırlatıp sizi mutsuz edecek herhangi bir düşüncenin size ulaşmasına izin vermiyor. Adeta bir kalkan görevi görüyor. Ancak siz bu kalkanı kaldırırsanız, her şey bir anda üzerinize düşebilir. O yüzden en iyisi onu dinlerken uyumak. Rahat bir uyku ve güzel rüyalar görmenizi sağlayan bir ses Alela Diane. Yatarken yastığınıza daha sıkı sarılmanızı sağlayan kişi ya da yastığın serin tarafını daha iyi hissetmenizi sağlayan. Eğer ”Indie folk” tarzındaki müzikleri seviyorsanız, Alela Diane’yı en azından bir kere dinlemelisiniz.

Gerçekten çok özel bir sesi var. Sesi benzersiz (unique). Tabi akustik gitarı da iyi çalıyor. Eğer bir gün yolum Portland, Oregon’a düşerse kesinlikle bir imzasını alacağım. Sözü daha fazla uzatmadan sevgili Diane ablamın, sevdiğim birkaç şarkısı ile siz sevgili dostlara veda ediyorum .

Teşekkürler …