Size yakın zamanda izlediğim bir belgeselden bahsetmek istiyorum. Çok fazla belgesel izlemiyorum aslında ama izlediklerim arasında bu belgesel benim için bir yüzleşmeydi. İzlediğinizde sizin için de aynı şeyin olmasını diliyorum, çünkü bu olmalı!

Günlük hayatta izlemekten en çok zevk aldığım şeylerin başında sahne performansları ve defileler geliyor. İkisinde de belli konseptler, renkler, ışıklar ve hikâyeler var. O hareketler, düzensiz senkronizasyonlar, buna uyumlu müzik, ambiyans… Hepsini defalarca, defalarca ve defalarca izlemek beni garip bir şekilde mutlu ediyor. Belki de bu yüzden belgeselden çok etkilendim. Ama sizin bunlardan hiçbirine ilginiz yoksa bile etkilenmeniz gerektiğini düşünüyorum. Çünkü çok günlük bir körlüğümüze vurgu yapıyor.

Belgeselimizin adı The True Cost. 2015 yapımı, senaryosunu ve yönetmenliğini Andrew Morgan’ın üstlendiği bir belgesel. Andrew Morgan, hikâye anlatmanın gücüne inanan ve daha iyi yarınlar için hikâyeler anlatan, bunu da belgesel yoluyla yapan bir yönetmen. Diğer işlerine baktığınızda da bunun yansımasını görebiliyorsunuz.

The True Cost’da da Morgan size üstünüzdekilerin ‘gerçek bedel’ini kimin ödediğini soruyor ve tekstil sektörüne odaklanıyor. Evet, günlük körlüğümüzden kastım buydu. İnsanlığın muasır medeniyetler seviyesine yaklaşmasıyla(!) başlayan giyinme alışkanlığının günümüzde geldiği nokta, ucuz işgücünün olduğu ülkelerdeki yaşam koşulları, üretirken ve giyinirken üzerinde yaşadığımız dünyaya verdiğimiz zarar ve buna rağmen bizi her geçen gün daha çok tüketmeye teşvik eden Fast Fashion anlatılıyor belgeselde.

New, Better, Faster, Obsolete

Burada hemen bir parantez açıp Fast Fashion kavramından bahsetmeliyim. Çünkü geldiğimiz noktanın ne kadar tehlikeli, emek sömürüsü açısından da sektörün ne kadar yoz olduğunu anlatacak kavram bu. En son çıkan ürünleri uygun fiyatlarla ama bir taraftan da müşteriye alışveriş heyecanını yaşatacak şekilde sunmak diye tanımlayabiliriz Fast Fashion’ı. Bu akımın en önemli temsilcileri aslında hepimizin -hitap ettiği kitle açısından özellikle kadınların- çılgınlarca alışveriş yaptığı ve AVM’ye gittiğinde sadece göz atmak için bile olsa mutlaka girdiği H&M, C&A, Zara, Mango, Marks & Spencer…

Evet, hedef gösteriyorum. O parlak ışıkların bizi kör ettiğini ve gerçeği görmemizi engellediğini kabul etmek zorundayız. O ışıklar altında her şey çok pürüzsüz. Ama biz daha ucuza satın alacağız diye maliyet yerine emekten kısan firmalar yılda %104 büyürken uzak ülkelerdeki insanlar kıt kanaat geçiniyor, yıkılan çatlak binaların altında kalıp ölüyor, asgari ücretin yükseltilmesini istedikleri için devletleri tarafından öldürülüyor. Modada olduğu gibi tarımda da sektör birkaç şirketin eline kaldığı için pamuğun tohumu da, böceklenmemesi için gereken ilaçları da aynı firma satıyor. GDO’lu yetişen pamuk, o pamuğun böceklenmemesi için gereken ilaç, o ilaçtan dolayı hasta doğan çocuklar… Her şeyi ve hepsini göreceksiniz belgeselde ama güzel olan bir şey var ki; o da bütün bu kötülüklere rağmen bir alternatifin olduğu ve insanı, doğayı tüketmeden de giyinebileceğimiz gerçeği.

Rana Plaza Olayı

Aslında fazla bile yazdım belgeselle ilgili. Sonuç olarak belgesel modanın o renkli yapaylığını yüzünüze vuruyor, insan ve emek sömürüsünün ne kadar sınırsız olabileceğini gözler önüne seriyor. Bu korkunç düzenin nasıl değişeceğine dair sorunun cevabını tek başıma veremem. Ama buna kafamızı çevirmememiz, gerekirse bütün dünyaya anlatmak için çabalamamız gerektiğini biliyorum. Umarım siz de izler ve beğenirsiniz..

*Belgeselin sitesi: http://truecostmovie.com/

The True Cost (2015)
The True Cost poster Rating: 7.7/10 (3,023 votes)
Director: Andrew Morgan
Writer: Andrew Morgan
Stars: Livia Giuggioli, Stella McCartney, Vandana Shiva, Lucy Siegle
Runtime: 92 min
Rated: PG-13
Genre: Documentary, Biography, Drama
Released: 29 May 2015
Plot: The True Cost is a documentary film exploring the impact of fashion on people and the planet.