Bu yazımı yazmadan önce siteye eklemek istediğim başlıklardan birisi olan film müzikleri için yeni bir kategori açtım. Müdavimlerin dikkatini çekmiştir ama siteyi ilk defa ziyaret edenler için de kısaca anlatayım. Sitenin “hakkında” yazsını okuyanlar bilirler, sitemiz, film aşıklarını tatmin etme arayışı içinde olan içinde hiçbir zaman illegal içerik barındırmayan bir formata sahip. Bu kuralı da bozmamak adına sitemizde belli başlı filmlerin müziklerini sizinle paylaşıyoruz. Eklediğim, ilk aklıma gelen filmlerden sonra bizim filmlerimiz adına adını kesinlikle anmamız gereken Erkan Oğur namına da iki kelam etmek boynumuzun borcu oldu.

Öncelikle üstadımız hakkında biraz bilgi vermek istiyorum. Erkan Oğur, 1954, Elazığ doğumlu. Müziğe 4 yaşından itibaren keman, bağlama ve cümbüş çalarak başladı. Onu Halk Müziği icrası konusunde teşvik eden ilkokul müzik öğretmeni “İlkokulu bitirdiğinde, bizim yöreden çalmadığı saz kalmamıştı.” diyor. Gitar çalışında Jimi Hendrix’in bazı etkileri olmuştur. 1976’da perdesiz gitarı icat etti. Liseyi Ankara’da tamamladı. Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi Fizik Bölümü ile başladığı üniversite hayatına Münih Üniversitesi Fizik Mühendisliği’nde okuyarak devam etti. Müzisyen olmaya karar verdikten sonra eğitim görmek için Türkiye’ye döndü. İstanbul Devlet Konservatuarı Klasik Türk Müziği bölümünden mezun oldu.

Çalışmalarında ağırlıklı olarak kopuz ya da dede bağlama, ud, e-bow, perdesiz gitar, klasik gitar, elektro gitar‘ı ve sesini kullandı. Bunlar dışında birçok enstrümanı da albümlerinde başarılı bir şekilde çalmıştır. En son iki cd’lik Telvin albümünde doğaçlama caz denemeleri yapmıştır. Fretless albümü çıktığı yıl Avrupa’da yılın yaratıcı albümü seçilmiştir. Bir Ömürlük Misafir albümü olarak Türkiye’de daha sonra yayınlanmıştır. Türk müziğine icracı ve yorumcu olarak devasa katkılar yapmıştır. Perdesiz Gitar’ı ve Perdesiz Bağlama’yı geliştiren kişidir. Dünya Müzik literatüründe yerini almıştır.

Erkan Oğur’un film müzikleri çalışmaları ise, hakkında kesin bilgi sahibi olamadığım, aslında kaynağına da ulaşamadığım 1988 da Zülfü Livaneli’nin filmi olan Sis ile başlamakta. (Eğer film konusunda yanılıyorsam, konuyla ilgili bilgi sahibi olanlar lütfen beni uyarmaktan çekinmesinler) Sonrasında ise, 1997’de tam da Türk Sineması acaba yok mu olacak çığırtkanlığının yapıldığı kısır dönemde ortalığı alt üst etmiş Eşkiya filmi için kolları sıvamıştı. Hatırlarsanız o dünemde özellikle Fırat Ağıtı dillere bir dolanmıştı ki sormayın. Fırat Ağıtı’nda belki de en önemli nokta,  aslında şarkı söylemesine çok da alışık olmadığımız Erkan Oğur’un o temiz sesine bütün Türkiye’nin aşık olmasındaki kırılma noktasıydı. Albümün parça listesi ise şöyleydi;

  • Fırat Ağıtı
  • Her Şeye Yabancı Olmak
  • Urfa’dan Gazel (Urfa Türküsü)
  • Tünel
  • Baran Yildızı
  • Karanlığın İçinden
  • Haliç
  • Seyreyle Güzel
  • Fırat Ağıtı-Aşk-Enstrümantal
  • Cumali’nin Ölümü
  • Katil Olmak
  • Fırat Final

Eşkıya’dan sonra tekrar ustalarla bir araya gelen Oğur bu sefer bir Sinan Çetin filmi olan Propaganda‘nın film müziklerini yapmıştı. Dönemiş mantıksız diplamotik yapısının bir toplumun hayatını nasıl çarpık bir şekilde etkilediğini kendine has üslubuyla anlatmaya çalışan Çetin, film müzikleri için Sezen Aksu, Nejat Özer, Yavuz Çetin ve Erkan Oğur ile çalışarak ne kadar doğru bir iş yaptığını, bizlere bir kez daha göstermişti.

Erkan Oğur, bir sonraki çalışmasında ise Uğur Yücel’in yönettiği, Kenan İmirzalioglu, Olgun Şimşek , Erkan Can ve Engin Günaydın’ın yer aldigi, doğuya askere giden ve askerlikte yaşananlardan sonra hayata aslında istedikleri gibi dönemeyen iki gencin hayatı, iki ayrı hikayeyi konu olan Yazı Tura‘nın müziklerini yapacaktır. Konusu kadar müzikleri de ilgi çeken film için Erkan Oğur’a 26. Siyad Türk Sineması Ödülleri, 41. Antalya Film Şenliği ve 41. Antalya Film Şenliği’nde en iyi film müziği ödülleri verilmiştir.

Son olarak da 2009 yılının belki de kıymeti bilinmemiş filmlerinden biri olan “Mommo (Kız Kardeşim)” için kulaklarımızın pasını Erkan Oğur silmiştir.

Endüstriyi, işin ticaretinden ziyade işin sanat kısmıyla bağlamasını ustalıkla başaran Erkan Uğur, yaptıklarıyla gönlümüzde öyle sarsılmaz bir yer edinmiştir ki bir seveninin gönlünde asla unutulmayacak sanatkarlar arasında en tepedeki yerini yıllarca muhafaza edecektir. Albümleri ve filmler için yaptığı çalışmalarla kendi kalitesini ve sanatının özgünlüğünü bize gösteren üstadın henüz kayda alınmamış birçok parçasının olduğu dedikoduları ise benim gibi hayranları için çok ciddi bir heyecan kaynağı olsa da bizimle paylaşılmadığı için de bir burukluk sebebidir. Yazımı bitirmeden önce üstadın, Nazım Hikmet Akademisi Müzik Bölümü’nde ders verdiğini ve bu sanatı, ustasından öğrenecek kadar şanslı insanların olduğu bilgisiyle yazımı sonlandırıyorum. Sağlıcakla kalın.

Kaynak: Vikipedia, Ekşi Sözlük, Sinema Türk, Kalan Müzik, IMDb