Tersine Dünya, Ersin Pertan yönetmenliğinde Orhan Kemal’in ölümünden sonra yayımlanan aynı adlı eserin  1993 yılında beyaz perdeye uyarlamasıdır. Film toplumsal cinsiyet rollerinin tersine olduğu ütopik ve ironik bir dünyayı mizahla yoğurarak seyre sunuyor. ‘Sen kadın değilsin neler çektiğimizi anlayamazsın’ yada ‘sen erkek değilsin ki nerden bileceksin’ cümlelerini yok sayıp karşı cinsin derdini  hissetmenizi sağlıyor. Özellikle kadınların yaşadığı zorluklar erkeklere hissettirilmeye çalışılmış ki bu noktada başarılı olduklarını da söyleyebiliriz.

Toplumsal cinsiyet rollerinin değişimi sonucu toplumun algısıyla birlikte  kullanılagelen söz kalıpları da değişime ayak uydurmuş filmde; ‘babam kocam olsun ki’, ‘bir kadın bu dünyada ne için yaşar? erkeğinin namusu, arkadaş hatırı, bitirimliğin raconu için’, ‘erkeklerin saçı kısa aklı kısa olur’, ‘kötü yola düşer genelev adamı olursun’, ‘bu adamın namusu kime emanet’ gibi istemsizce sizi güldürecek cümlelerle dolu film.

Mahalle ablası evli ve çapkın Kumkapılı Bitirim Leyla, hapse girmekle uslanmayan intikam için düşmanının erkeğini kapatan hovarda ama yeri geldiğinde erkeğini genelevden de kurtaran Sarı Leman, karısı hapse düşünce çocuklarıyla ortada çaresiz durumda kalan iş aramak zorunda olan Süleyman, Başgardiyan Hanım, fabrikatör Naime, namuslu ev erkeği Pala Hasan, genelev çalışanı Hamza gibi farklı kesimlerden karakterler yer alıyor hikâyede. Bu renkli karakterleri canlandıran oyuncu kadrosunda kimi oyunculuklarıyla kimiyse yıllar önceki halleri ve oynadıkları karakterlerle hayli dikkat çekici durumda. Demet Akbağ , Rasim Öztekin, Lale Mansur, Jale Arıkan, Tomris İncer, Erdinç Akbaş, Serra Yılmaz, Berhan Şimşek, Cem Davran, Olgun Şimşek kalabalık oyuncu kadrosundan sadece birkaç isim.

Tersine Dünya’da toplumsal cinsiyet rollerinin değişimi gösterilirken kadın ve erkeklerin tavırlarında, duruşlarında, giyimlerinde toplumsal ve cinsiyetler arası ilişkideki baskın karakter olmanın getirisi haricinde bir değişime gidilmemiş ve zorlayıcı ögelerle seyirci bunaltılmamış. Hatta bu form ütopik dünyayı kabullenmemizde olumlu bir etki yaratmış diyebiliriz. Kadınlar çapkınlık yaparken, sarhoş olup gece mahallede naralar atarken, sokak başlarında üçkâğıt oynatırken uçuş eteklerini, elbiselerini giymeye makyajlarını yapmaya devam ederler. Erkekler yemek, ütü gibi ev işlerini yaparken, örgüleri ellerinde ev oturmasına giderken, çeşmeden su taşırken, iş görüşmesine giderken giyimlerine normal hayatta da olabilecek halleriyle devam ederler. Öyle ki genelev çalışanı erkeklerinin giyimi kısa şort ve dönemin meşhur atletlerinden ibarettir hatta finale yakın gördüğümüz erkek dansözün kostümü erkek formuna o kadar uygundur ki yaratılan ütopik dünyada yadırganmadan yerini alır.

Tersine Dünya’nın müziği Onno Tunç’a ait ki daha girişte film başlamadan eğlenceli bir seyir olacağını sezdiriyor izleyiciye. Filmin içinde yer alan genellikle radyo aracılığıyla dinletilen diğer birçok müzik tam bir 90’lar kuşağı;  Aylin Livaneli-Bana Müsaade, Ebru Gündeş–Demir Attım Yalnızlığa, Nilüfer–Haram Geceler, Sezen Aksu–Şinanay, Deniz Türkali-Şehvet…  Filmin jenerik müziği ise filmin özeti niteliğinde.

Toplumsal cinsiyet rollerinin değişimini odağına yerleştiren Tersine Dünya’da bu değişimin sorunların çözümünde etkili olamayacağı, baskın ve ezilen tarafların yer değiştirmesinden ibaret kalacağı anlatılmış ve filmin sonunda da yine özet bir ifadeyle dile getirilmiş.

 “Kadın-erkek kavgası bitmez, Dünya tersine de olsa…”