Elimden geldiğince Amerikan sineması dışında kayda değer filmleri izlemeye çalışan biri olarak Hint sinemasına gereken önemi vermediğimi anladım. Öncelikle karakteristik birkaç özelliği fark etmemin akabinde kayda değer bir Bollywood seyircisi olmadığımı sen sevgili ziyaretçiyle de paylaşmak isterim. Madem sıkılmadan bir film izlemek istiyorum, o zaman içinde komedi unsuru barından bir aksiyon olmasını yeğledim. Vizyona son giren filmler arasından da bir tavsiyeye kulak vererek Enthiran‘ı (Robot) izlemeye karar verdim. Öncelikle bir bakıma beni Natuk Baytan filmlerine götüren bir çekin tekniği karşısında filme başla başlamaz inanılmaz ısındım. Teknik de şuydu; filmin en başında beri pat diye hikâyeye dalıyoruz ve ilk birkaç dakikada anlatılmak istenen direk özetlenmesiydi. Bir ikinci durum da filmin ilerleyen dakikalarında az önce sözünü ettiğim Yeşilçam filmlerinin aslında bu adamların yaptığı filmlere ne kadar benzediğini hatırlattı bana. Filmde zaman mefhumu yok. Evet evet bildiğiniz zaman boyutu işlemiyor filmde. Geçmesi gereken hiçbir zaman dilimi için bir başka sahneye geçip bir önceki sahnenin belli bir süre sonra verilmesi durumu yaşanmıyor. Aradaki tek geçiş bir fade out ve fade in efekti oluyor. Bu açından birçok Kemal Sunal filminin çekim tekniğiyle örtüştüğünü söyleyebiliriz. Bu da Bollywood ile Türk filmleri arasındaki etkileşimi bize anlatan güzel bir örnek aslında.

Filmin gidişatı konusunda bir spoiler vermekten çekinmiyorum açıkçası. Çünkü bu film de bizim neredeyse bütün filmlerimiz gibi tam da seyircinin istediği gibi müthiş bir sonla bitiyor ve siz filmi ilk izlediğiniz andan itibaren bunu kabullenerek izliyoruz.

Enthiran, insansı robotların insan hayatını kolaylaştırması ve gündelik hayatımıza yapay zekânın etkisini anlatmaya çalışan Matrix, i Robot, Ai karışımı, kokteyl bir film. Söz konusu inanılmaz robotumuzu yapan dahi, asosyal bir bilim adamımız Dr. Vaseegaran’ı Bollywood’un Süper Star’ı Rajni canlandırıyor. En azından süper star olduğunu filmin girişinde okuduğum bu yetenek düşmanı aktör, Hindistan’ın 80’ler 90’lar ve hala devam eden 2000’lerinde ünü sağlam temellere oturmuş bir para babası. 1949 doğumlu Rajnikanth, bir polis memurunun oğlu olarak Hindistan’da dünyaya gelmiş. Film sektörüne atılmadan önce de otobüs kondüktörü olarak hayatını kazanmış. Şu anda ise kendi sektörünün en çok kazanan “sanaçı”larından biri…

Dr. Vaseegaran, kendi okulunu dereceyle bitirmiş, mali kaynakları neredeyse sınırsız bir bilim adamı olarak asistanlarıyla birlikte neredeyse laboratuvarından çıkmayarak, yapmayı planladığı şey uğruna adeta dış dünyayla bağlantısını kesecek kadar iş disiplinine düşkün biridir. Bu durumdan da en çok mustarip olan kişi, kız arkadaşı Sana (Aishwarya Rai)’dır. Film ile birlikte, güzelliğiyle erkekleri büyüleyen bu afeti devranın adının bile filmin cast’inde geçmesinin, filmi milyonlarca Hindu’nun izleme sebebi olduğunu öğrendim. Ama Allah için güzel kız. Hakkını yemeyeyim.

Doktor, son projesi olarak adeta bir süper kahraman robot tasarlamaktadır. Bu robotun özellikleri konusunda gerçekten hayal gücünün sınırlarını zorlayan bir aklın ürünü olduğunu, filmin ilerleyen her aksiyon sahnesinde cani gönülden gelecek “yok artık, oha” nidaları eşliğinde izliyorsunuz. Doktor, aklındaki tüm özellikleri robot Chitti’ye ekledikten sonra bu robota bir nevi “vesika” almak için Chitti’yi bir kurul önüne çıkarır. Tüm kuruldan geçer not alan robot, Vaseegaran’nın hocasından geçer not alamaz. Çünkü robotun duyguları yoktur ve insani ihtiyaçları karşısında karşılaştırma yapamamaktadır. Zira Vaseegaran’ın hocası, verilecek her kararın lineer bir sonuç olmadığı konusunda tüm kurulu ikna eder. Tabii bu durum yılların neticesi olan projeyi çöpe atmak için asla bir gerekçe olamayacaktır.

Kurulun reddi sonrası Robot v2’yi hazırlamaya koyulan Vaseegaran, uzun çalışmalar sonrasında robota adeta kusursuz duygular kazandırmayı başarır. İşte şimdi Chitti neredeyse gerçek bir insan olmuştur.

Tabii bu sırada akla gelen ilk ihtimal olan âşık olma durumu Vaseegaran’ın önüne bir engel olarak çıkacaktır. Bir de robotun Sana’ya âşık olması işleri iyice karıştıracaktır.

İşte bu aşk, aksiyon ve bilim kurgu üçgeninde tam üç saat sürdü film. Bir de aman Ya Rabbim, her yarım saatte bir araya giren  şarkılar yok muydu?.. Bir değil iki değil bu şarkılar. Bir de kısa değiller. Her biri ortalama 7-8 dakika sürüyordu. Ben de kendimi hiç incitmeden ileri aldım film boyunca 🙂

Bu konu çerçevesinde 180 dakika boyunca aksiyon ve hikâye bir an bile sekteye uğramıyor. Ama nasıl bir akıl böylesi bir senaryoya “Tamam bunu çekelim. Tutar bu film…” demiş gerçekten çok merak ediyorum. Konuyu daha iyi anlamanız için şöyle bir örnek vereyim: Sivrisineğin biri Sana’yı uykusundan uyandırır. Chitti de Sana’yı rahatsız etti diye sivrisineği takip eder, bulur ve sivrisinekle konuşur! Sivrisineği tehdit eder! Sana’dan özür diletir. Gerisini siz düşünün artık.

İşte böyle bir filmdi Enthiran… Gerçekten her sahnesinde dumura uğramak istiyorsanız mutlaka bu filmi bir şekilde bulun ve izleyin. Emin olun alışık olmadığınız bir tecrübe ile film sonrasında garip duysal buhranlarla hayatınıza devam edeceksiniz. Sizi filmin fragmanı ile baş başa bırakıyorum. İyi seyirler…

Enthiran (2010)
Enthiran poster Rating: 7.1/10 (18,830 votes)
Director: S. Shankar
Writer: Madhan Karky (dialogue), S. Shankar (dialogue), S. Shankar (story and screenplay), Sujatha (dialogue)
Stars: Rajinikanth, Aishwarya Rai Bachchan, Danny Denzongpa, Santhanam
Runtime: 174 min
Rated: N/A
Genre: Action, Drama, Romance
Released: 01 Oct 2010
Plot: An android constructed by a scientist falls in love with the bride-to-be of his creator.

https://www.youtube.com/watch?v=QSRfV_kkEd4