2009’un 12. ayında, Türk Sineması tarihinin en özgün senaryolarından birine sahip olan Vavien gösterime girdi. Filmin senaryosunu ise daha önce senaryo konusunda pek de tecrübesi olmayan, Avrupa Yakası’ndaki “Burhan” rolü ile 7’den 70’e tüm Türkiye’nin tanıdığı Engin Günaydın yazdı. Engin Günaydın, aslen Tokat’lı. Filmin tamamı da Tokat’ta geçmekte. Filmin adı ise bir elektriksel bağlama yöntemi olan “vavien“. Bunu özellikle yazdım çünkü filmin adını ilk duyduğumda acaba benim bilmediğim başka bir anlamı mı var bu kelimenin, yoksa hakikaten halk içinde de bilinen tabiri ile elektrik anahtarları da satılan vavienden mi bahsediyor diye ikilemde kalmıştım. Filmin fragmanını izleyince de basit bir bağlama yöntemi ile nasıl bir film çekilmiş olabilir diye filmi iyiden iyiye merak etmiştim. Severek izlediğim filmlerden birisi olduğundan da uzun uzun yazmak istiyorum.

Yazının devamı ağır spoiler içermektedir!

Film, yılların elektrikçisi olan Cemal’in (Engin Günaydın) bilmediği bir bağlama yöntemi olan vavien bağlama yönteminden başlayan bir cinayet filmi. Celal, abisi Cemal (Settar Tanrıöğen) ile birlikte Tokat’ta küçük bir dükkânı işletir. Filmin başında da gösterildiği üzere işlerinin de pekiyi olduğu söylenemez. Ayrıca filmin başında Cemal’in sigarayı bıraktıktan sonraki koşullanmasıyla birlikte duman tüten her anı büyük bir dikkatle incelemesi de takdire şayan bir ayrıntı olarak izleyicinin dikkatini çeker. Fakat işlerin kötü gidişatını dert etmeyen Celal’in başkasıyla paylaşmadığı muazzam bir plan, uzun zamandır zihnini kemirmektedir.

Celal, babası alamancı, onu deli gibi seven Sevilay’la (Binnur Kaya) evlidir. Sevilay’ın babası (ki telefon görüşmeleriyle tanıdığımız bir karakterdir kendisi) kötü günlerde “Sevilay” zorluk çekmesin diye her ay düzenli olarak Sevilay’ın banka hesabına para gönderir. Sevilay da yıllardır harcamadığı parasını kimsenin yerini bilmediğini düşündüğü bodrum katındaki gizli bir bölmede saklar. Paranın yerini bilen Celal, kasının parasını her ihtiyacı olduğunda, istediği kadarını alarak Samsun’a pavyona gidip bir güzel yer. Filmde sırlar ve saklama konusu çok güzel ti’ye alınmış. Örneğin az önce bahsettiğim para mevzusunda Celal paranın yerini biliyordur. Ama Celal’in de kimsenin yerini bilmesini istemediği, özel kabında, p**no film arşivini soba borusu boşluğunda saklar. Celal’in oğlu da CD arşivinin yerini biliyordur. Ve bir ergen olan oğlu da tıpkı babası gibi her ihtiyaç duyduğunda CD’lerden istifade eder 🙂 Sırf bu yüzdendir ki “ellerini yıkadın mı?” repliği film boyunca Celal oğlunu her gördüğünde dile getirilir.

Celal, karısını sevmediği ve mutlu bir evlilik yaşamadığı gerekçesiyle, ardından alacağı paraları da düşünerek karısı için (kendince) mükemmel bir cinayet planı hazırlar. Plana göre, sürgülü kapısı olan arabaya, otomatik açma-kapama sistemi monte edilmeli ve yeterli yüksekliğe erişilen anda kapı ansızın açılıp karısının düşmesine kaza süsü verilmeliydi. Nitekim Celal bu plan için uygun zaman fırsatı da bulur ve planı büyük bir soğukkanlılıkla hayata geçirir ve belli bir vakte kadar başarılı da olur. Belli bir vakte kadar diyorum çünkü Celal’e göre yeterli yükseklikten düşen Sevilay belki de ağaçların düşüşünü yumuşatmasıyla bu plandan kurtulur. Tabii evine dönüş süreci belli bir vakit alır. Celal’da vicdan azabına dayanamaz ve işlediği suç yüzünden abisi Cemal’e açılır. Celal, sırf suçluluk duygusundan kurtulmak için bile bile dayak yemeye gider. Dayağını da bir güzel yer tabi. O süre zarfında da ev ahalisi Sevilay için helva bile yapmıştır. Sevilay’ın öldüğü haberi üzerine telefon açan acılı babanın da duygularını “yalın” bir şekilde dillere getirmesi benim bir hayli komik bulduğum sahnelerden birisiydi.

Asıl kilit nokta olan plan ve sonrasında başarısızlıkla sarpa saran işler karşısında Celal yine kedi misali dört ayaküstüne düşer. İşte bu olayların gayet akıllıca ele alındığı Taylan Birader’ler filmi olan Vavien’ i bir solukta izleyeceğinize kefilim. Filmi anlatmaya başlamadan önce Celal’in vavien bağlama yöntemini bilmediğini yazmıştım. İşte filmin sonunda da bu bağlantıya ihtiyaç duyan, Sevilay’ın da kendisi adına faaliyetlerde bulunduğu vekil hanımın derdine derman olmayı başaran Celal, pavyona gitme bahanesi olan ihale alma mevzusunu da vekili yaptığı işten memnun bırakınca oldukça kârlı bir işi gerçekten alır.

Ayrıntılar dışında, filmi bu şekilde özetleyebilirim. Ama emin olun filmin asıl bal-kaymak tarafı bu ayrıntılar işte. Cemal’in her seferinde Celal’i korkuttuğu sahneler var ki sormayın gitsin. Gülmekten gözyaşlarımın aktığı sahnelerin olduğunu hatırlıyorum 🙂

Film tarz olarak Türk Sineması’nda benzerinin olmadığını söylemiştim. Bunu yazarken özellikle Türk Sineması diye belirttim çünkü filmin senaryosu ve yönetimi Coen biraderlerin filmleriyle neredeyse birebir örtüşüyor. Her ne kadar ciddi bir esinlenme olsa da Vavien gönlümde taht kurmayı başardı. Varsın her esinlenilmiş filmimiz bu kadar keyifli bir olsun. Uzun zamandır iyi bir Türk filmi izlememişlere mutlaka izleyiniz diyerek duyurumu yapıp sizi fragmanla baş başa bırakıyorum.

Meraklısına Not: Filmi izledikten sonra esnaflar arasında yaptığım küçük bir araştırma sonucunda elektrikçilerin %80’inin bu bağlama yönetimi bilmediğini öğrendim. Seyaryoyu yazan Engin Günaydın’ın abisi de elektrikçiymiş. Dolayısıyla bu ayrıntıyı da öğrendikten sonra filmin adının neden vavien olduğunu daha iyi anladım.

 

Vavien (2009)
Vavien poster Rating: 7.5/10 (7,235 votes)
Director: Durul Taylan, Yagmur Taylan
Writer: Engin Günaydin
Stars: Engin Günaydin, Binnur Kaya, Settar Tanriögen, Ilker Aksum
Runtime: 100 min
Rated: N/A
Genre: Comedy, Drama, Thriller
Released: 18 Dec 2009
Plot: Celal, lives an unhappy family life with his wife Sevilay and his child in a small town. Celal and his brother Cemal, running an electrician shop which doesn't go well. They are in debt. ...