Hollywood’un en büyük geçim kaynaklarından birisi olan ABD temalı felaketler, savaşlar sonrasında yaşanan ayrılıklar ve bunlardan kaynaklanan psikolojik gelgitler olmuştur. Şimdiye kadar izlediğimiz Arap düşmanlığından sıkılmamışlar ki artık bu temayı kendi iç savaşlarını işlemeye başladılar. Bu konuda da -her ne kadar halk bilinçsiz olsa da- ABD vatandaşlarının ölümleri üzerinden duygu sömürüsü üzerine 9/11 sonrası yaşananları senaryolaştırma furyası başladı. Bu konuda da kadrosuyla ağırlığını ortaya koyan bir yapımı izleyince bu konuda kısa bir yazı yazmak istedim. Kısa bir yazı diyorum zira bu film benim yazacaklarımdan çok sizin filmle ilgili kendinize has duygu ve düşüncelerle yoğrulacağınız bir film.

Amerika’daki ayrımcılığın mübahlaştığı, müslümanlıkla terörizmin eşit anlamları karşıladığı ve bilinçli olarak hakta bu intibanın oluşturulmasından rahatsız olan Arap kökenli Amerikan vatandaşı Steven Arthur Younger (Michael Sheen) bu gidişata bir dur demek ister. Ama şartlar onu o kadar zorlamıştır ki bunu bir şiddet operasyonundan başka bir şekilde gerçekleştiremeyeceğine karar verir. Planlanan eylemin bile bir itiraf ve pişmanlık vesikası olması sebebiyle kendi kararlarını ve bu kararları gerçekleştirme noktasında sosyal ilişkilerin ne şekilde olgunlaştığını anlatmaya çalışır. Amerikan rüyasının ebedi kalması taraftarı vatandaşlar tarafında çok ciddi bir ön yargı oluşmasına rağmen bunun böyle olmadığını düşünenlerin sayısı da azımsanacak gibi değildir. İşte bu noktada da bu görüşü temsilen FBI ajanı Helen Brody (Carrie-Anne Moss)’ı görmekteyiz.

Bu konuda biraz uç bir örnek seçilmiş olsa da Steven Arthur Younger’ın eylem planı temelde kitle imha-soykırımdan neredeyse farksızdır. Çünkü, Younger çektiği videoda istedikleri gerçekleşmezse 3 ABD eyaletini havaya uçuracağını iddia etmektedir. İşte bu uç eylem fikri, bütün bunların birer blöf olduğu kumarını da aklı getirmiyor değildir.

Unthinkable, göründüğünün aksine bir iyi polis, kötü polis filmi değil. Yerel istikrar ve onların tabiriyle Homeland Security’nin sınırsız yetkilerinin karşısında gücün kontrolü altında ezilen kişiliklerin filmi dersek daha doğru olur. Bu duyguları tecrübeli oyuncu Henry Herald ‘H’ Humphries rolüyle Samuel L. Jackson’dan izliyoruz. ‘H’, Ulusal Güvenlik Birimi’nin tam yetkili, kadrolu işkence uzmanıdır. Onun felsefesine göre herkes konuşur. Biraz gecikebilir ama istisnasız herkes konuşur. Acı çekmiyorsa başkalarının acı çekmesine şahit olarak yaşatılacak duygusal işkence de ‘H’in uzmanlık alanlarından birisidir.

Filmin son dakikasına kadar videodaki kaydın ne kadar ciddi olduğu konusunda ciddi bir ikilemde kalıyorsunuz. Bu açıdan, gerilim filmi sevenlere önerebileceğim, heyecanın bir an bile düşmediği güzel bir kurguya sahip bu filmi öneririm.

Unthinkable (2010)
Unthinkable poster Rating: 7.1/10 (72,540 votes)
Director: Gregor Jordan
Writer: Peter Woodward
Stars: Samuel L. Jackson, Carrie-Anne Moss, Michael Sheen, Stephen Root
Runtime: 97 min
Rated: R
Genre: Drama, Thriller
Released: 26 May 2010
Plot: A psychological thriller centered around a black-ops interrogator and an FBI agent who press a suspect terrorist into divulging the location of three nuclear weapons set to detonate in the U.S.