Lisede edebiyat hocamızın bize kitap okuma alışkanlığı kazandırmaya çalıştığı dönemlerde kitaplarda “yayın evi veya çevirmen” gibi hiç farkında olmadığım ayrıntılardan haberdar olmuştum. Oysa bana göre bilinmesi gereken tek şey, kitabın adı ve “lütfen” bilinmesi gereken yazardı. O anda gerçek bir okuyucu olmadığımın farkına vardım. Gerçek okuyucular bunların farkındaydı. Bu ayrıntı nedense kafama adeta kazınmıştı. Nitekim çoğunlukla kitaplardan beslenen kollardan birisi olan filmlerde de bir süre sonra farkında olmadan filmleri oyuncularında çok yönetmenlerine göre seçtiğimin farkına vardım.

İşte o ayrımın farkında olarak daha trailer’ları bile henüz çıkmışken beni heyecanlandıran filmlerden birisi de Coen Biraderler dolayısıyla True Grit olmuştu. Coen Biraderler’in önceki filmlerini izleyenler bilirler, bu adamların kendilerine göre kalitesi tartışılmaz bir çizgileri vardır. Dolayısıyla izleyeceğim filmin kötü olmadığının farkındaydım. Kadroyu da okuyunca tamam dedim.

Coen Biraderler, kendi oyuncu kadrolarına ilaveten Matt Damon’ı eklemişlerdi bu sefer. Zira film oyuncularından Jeff Bridges (The Big Lebowski) ve Josh Brolin’i (No Country For Old Man) daha önceki filmlerde izlemiştik ve ne denli kaliteli oyunculukla kendilerine verilen görevi layıkıyla yerine getirdiklerini biliyoruz. Bu kadroya bir de tecrübeli oyuncu Barry Pepper (Lucky Ned Pepper) eklenince gayet iyi bir western filmi çıkmış ortaya. Ayrıca adını anınca not düşmeyi istediğim başka bir konu daha var. Filmin kadrosunda Barry Pepper’i okuduktan sonra filmde hangi sahnelerde oynadığını merakle bekledim ve şu kadarını söyleyeyim Billy Pepper’ı ilk gördüğümde o kadar başarılı ve doğal bir makyaj yapmışlardı ki filmin o sahnesini durdurup IMDb’den kontrol etmek istedim. Gerçekten müthiş bir iş çıkarmışlar o konuda. Zaten yaptıkları başarılı işi gözümüze sokmak için de Lucky Ned Pepper’ı her açıdan, ama gerçekten her açıdan çekmeyi ihmal etmemişler.

Film bu arada yeni bir film değil aslında. 1969’da Henry Hathaway tarafında çekilmiş ve baş rollerini de John Wayne (Rooster Cogburn), Glen Campbell (La Boeuf) ve Ned Pepper rolünde de Robert Duvall almış. Aslında Sırf Robert Duvall’ın ve John Wayne performansı için eski versiyonu da izlenmeli. Bir de bu filmde John Wayne’nin bu rolle oscar aldığını da düşünürsek fena bir fikir gibi durmuyor. (Bu yazı vesilesiyle izlenecekler listeme eklesem fena olmaz sanırım 🙂  )

Yazının devamı, filmi izlemeyenler için spoiler içerebilir.

Film, bir remake. Bu yüzden Coen Biraderler, filmin aslına sadık kalmaya çalışmışlar. Böyle olunca da dört dörtlük bir vahşi batı filmi çıkmış ortaya. Filmin konusundan da biraz bahsedeyim: Bir çiftçinin 14 yaşındaki kızı olan Mattie Ross, babasının iyi niyetini suistimal ederek önce onu öldüren sonra da altınlarını çalan hırsız-katil, Tom Chaney’nin peşine düşemeyeceğini bilir ama böylesi bir katili de cezasız bırakmamak adeta Mattie’nin hayat menkıbesi haline gelir. Adaletin işleme sürecini hızlandırmaktan başka mantıklı çıkar yol da bulunmamaktadır. Oldukça zeki bir kız olan Mattie Ross, bu iş için adam öldürmekten çekinmeyen bir kanun adamı olan Rooster Cogburn’u kiralamaya karar verir. Ama bir şartı vardır. Babasının katilinin yakalandığını ve asıldığını görmek istemektedir. Cogburn, işi kabul eder ama kızla birlikte bu işi yapmak istememektedir. Oldukça inatçı biri olan Mattie, ne yapar eder ve Cogburn ile birlikte bu yolculuğa koyulmayı başarır. Yalnız bir problem vardır. Tom Chaney’i bir tek Mattie ve Rooster aramamaktadır. Sicili kabarık kanun kaçağı Chaney’i, bir Texas Ranger olan La Boeuf da başına konan ödül dolayısıyla aramaktadır.

Bir süre sonra yolları kesişen bu üçlünün yolculukları oldukça zorlu geçecektir. Chaney, kanun kaçağı diğer arkadaşlarıyla bir grubun üyesi olmuştur ve aslında Chaney ile yüzleşmek demek, grubun diğer üyeleriyle de yüzleşmek demektir. Bu da yola tek başına çıkan “gerçekten yürekli” Rooster Cogburn için ayrıca bir problem olacaktır. Filmin sonunu, kazanılanlar ve kaybedilenleri yazıp, filmi izlemeyenler için seyir zevkini berbat etmek istemiyorum ama şundan emin olun ki oldukça sürükleyici bir western filmi izleyeceğinize sizi temin ederim.

Film ile ilgili hoşuma giden bir diğer nokta da, şiddet sahnelerinin hiçbirinde herhangi bir makaslama olmaksızın filme eklenmiş olması. Özellikle filmin başında adamların asıldığı ve Cogburn’un, Chaney’in yerini öğrenmek isterken başka bir suç ortağının parmaklarına mal olan sorgu sahnesi tek kelimeyle harikaydı.

Hala yayınlanıyor mu bilmiyorum ama hafta sonları TRT 1’de yayınlanan western kuşağını kaçırmayanlar için harika bir film olduğunu düşünüyorum. Filmi izlemek isteyenlere de, Blue Ray dağıtımlarının marketlerde yerini aldığını söyleyerek yazıma son vermek istiyorum. İyi seyirler.

True Grit (2010)
True Grit poster Rating: 7.7/10 (243,957 votes)
Director: Ethan Coen, Joel Coen
Writer: Joel Coen (screenplay), Ethan Coen (screenplay), Charles Portis (novel)
Stars: Jeff Bridges, Hailee Steinfeld, Matt Damon, Josh Brolin
Runtime: 110 min
Rated: PG-13
Genre: Adventure, Drama, Western
Released: 22 Dec 2010
Plot: A tough U.S. Marshal helps a stubborn teenager track down her father's murderer.