Xvid Box’a, kurulduğu günden beri yüzlerce yazı yazmışımdır ama her zaman beni en çok etkileyen yazılar, beni arka planı hakkında araştırma yapmak zorun bırakan filmlerin yazıları olmuştur. Hani öyle derler ya, bu sefer -dilimin döndüğünce, anlayabildiğim kadarını- anlatmaya çalışacağım filmin adı da dönemin İngiliz sinemasına damgasını vurmuş The Full Monty oldu. Ben yazı yazmanın bir matematiğinin olduğuna inanmayanlar safında yer aldığım için içerik namına herhangi bir uyarı yapmadan yazımı yazmak istiyorum. Zaten çok fazla film meraklısı ile sohbet etme fırsatım olmadığı için sen sevgili okur bu sayfayı açmışsan doğru insana düşündüklerimi anlatabileceğimi düşünüyorum.

1972’den, komünist bir ülkenin kendi şehrinin, ülkesinin propagandasını yapar gibi tanıtımını yapan bir kısa görüntüyle başlayan filmimiz, videodan sonraki 25. yıldan sonrasını anlatmakta. Videoda tanıtılan şehir ise endüstri şehri Sheffield. Şimdi endüstri şehri bize, en azından bana hep garip bir ifade gibi gelmiştir. Bir şehrin neredeyse her yaşayanı şehirdeki endüstrileşmenin bir parçası olarak hayatını nasıl sürdürür? Bu durum bana mutlu insanlardan çok modern köleliğin cilalanmış bir halinden başka bir şey ifade etmiyor nedense. Bizim büyüdüğümüz coğrafya henüz o safhaya evrilmediğinden midir nedir bilmiyorum, bunu anlayıp benimsemek ve durumu normalleştirmek bana hep zor gelmiştir. Hayallere yer olmayan, prangalı zihinlerin olduğu bir yeri sevme fikri bana hep korkunç gelmiştir.

Belki de bu gerçeklerin farkında olup bardağın dolu tarafına bakmayı önerdiği için The Full Monty, samimi bulmadığım zorlama bir komediden çok dramı ciddi anlamda yürek dağlayan bir olaylar zincirini bize anlatmakta. İngiltere ya da daha doğru tabiriyle Birleşik Krallık (ki ikisi aynı şey değil) gibi gelişmiş ülkelerde çalışan nüfusu bize göre oldukça fazla olduğu ve daha köklü bir parlamenter sisteme sahip olmalarından mütevellit oldukça yüksek bir sese sahipler diyebiliriz. Haliyle yaşadıkları problemler de sadece gazete manşetlerini süslememekte. Bu film de o yüksek sesin bir yankısı aslında.

90’ların sonunda geçen film, özet olarak kapatılmış bir çelik fabrikasının işsiz kalmış 6 işçisinin yaşadıklarını anlatmakta. Bir psikolog değilim ama bir erkeğin hayatı boyunca üstesinden gelmesi gereken belki de en büyük sorunlardan birinin işsiz kalıp, parasızlıkla imtihanı sırasında ailevi ilişkilerini dengede tutmasıdır diyebilirim.

Robert Carlyle’ın canlandırdığı Gaz’ın, boşandığı eşi Mandy ile oğlu Nathan’ı görmek için verdiği parasızlık savaşı ve bu çaresizliğin onu hırsızlık yapmaya itmesi filmin ana hatlarını oluşturmakta. Zira bu çaresizlik, biraz da krizi fırsata çevirme mevzusuyla birleşince Gaz’ın kafaşında birden bire şimşekler çakar. Şehirde yaşanan parasızlığa rağmen kadınların, “yetişkin bayanlara” özel bir gösteriye gözlerini kırpmadan verdikleri 1000’lerce sterlin, Gaz için yepyeni ufuklara yelken açmasını sağlar ya da neden olur.

Gaz ve Ekibi

Gaz ve Ekibi

Topladığı 5 arkadaşıyla birlikte 6 kişilik bir “dans” grubuyla daha önceden gördüğü şovu bir adım ileri taşımaya karar veren Gaz ne yapar ne eder diğer arkadaşlarını da şovu yapmaya ikna eder. Film de bileğinin gücüyle ailesinin ihtiyaçlarını karşılamaya alışmış erkeklerin tekrar para kazanıp kendilerini ispatlama çabasından başka bir şey değil aslında. Bu konuda oldukça çok film olduğunu biliyoruz ama 3 buçuk milyon dolara çekilen bu filmin 250 milyon dolardan fazla hasılat yapmasına sebep olan tek şey araya serpiştirilen durum komedisi ögelerini bir adım ileriye çıkarmaktan başka bir şey değil. Örneğin neredeyse aynı konunun işlendiği 1996’da gösterime girmiş Brassed Off, ilgi ve hasılat olarak The Full Monty’nin yanında bile geçememekte. Öyle ki, The Full Monty, Titanic’e kadar İngiltere’de yapımcısına en çok kazandıran film ünvanını taşmaktaydı.

Gaz, Dave Nathan Çelik Çalarken

Gaz, Dave Nathan Çelik Çalarken

Yalnız filmin bu kadar parlamasına sebep olan bu komedi unsurları beni pek çekmedi desem yeridir. Nedense İngiliz mizahı bana hiç çekici gelmiyor. Ama sen sevgili okur, İngiliz mizahından hoşlanıyorsan ve gayet başarılı müziklerle bezeli, başarılı bir dram izlemek istiyorsan The Full Monty’e bir şans tanı bence. Filmi beğenmezsen bile, dönemin İngiltere’si hakkında bilgi sahibi olursun. Fena mı yani?

Saygı ve sevgilerimle.

The Full Monty (1997)
The Full Monty poster Rating: 7.2/10 (83,225 votes)
Director: Peter Cattaneo
Writer: Simon Beaufoy
Stars: Robert Carlyle, Mark Addy, William Snape, Steve Huison
Runtime: 91 min
Rated: R
Genre: Comedy, Drama
Released: 19 Sep 1997
Plot: Six unemployed steel workers form a male striptease act. The women cheer them on to go for "the full monty" - total nudity.

[youtube]https://www.youtube.com/watch?v=nA3W36JVnRc[/youtube]