Bir filmi izlemeden önce, filmle ilgili yorumları okumamaya dikkat ederim normalde, çünkü fimin ilk yorumunu kendim yapmak isterim. Yalnız bazı filmler vardır ki nasıl sonlanacağını bilmek için, ismini bilmek yeterli olmaktadır. Bu da onlardan biri. Tabi 2 saat 40 dakika süren film, bilinen sona gelinceye kadar, size bir hayli sıkıcı anlar yaşatacaktır. Aslında öncelikle Jesse James’in kim olduğunu bilmek gerekir. Ancak onun sonrasında filmle ilgili yorumda bulunmak daha sağlıklı olabilsin.

Jesse James 1947-1882 yılları arasında, Amerika’nın Missouri Eyaletinde yaşamıştır. Kanunsuz işler gerçekleştiren Jesse-Younger Çetesi’nin en tanınan üyesidir. Peki bu çete nasıl krulmuştur? Jesse’nin babası, Jesse 3 yaşındayken Kalifornia ‘ da ölür. Anessi evlenir ve 4 kardeşi olur.

1961 yıllarında Amerika da iç savaşın başladığı yıllardır. Bu dönemde birlik yanlıları konfederasyon yanlısı gerilla gruplar ile savaş içindeler. Konfederasyon yanlılarını yargısız infaz etmektedirler. Tabi ki savaş neticede birlik yanlıları tarafından kazanılır ve cumhuriyetçi dönem başlar. Durum böyleyken konfederasyon yanlıları, bir diğer taraftan tekrar güçlenirler ve bu güçlenmenin altında Jesse ve ağabeyi Frank’in etkileri azımsanmayacak kadar önemli bir yer tutar.

Uzun bir dönem James ve Younger Kardeşler bir sürü banka soygunu yaparlar. Tabi bunun sonrasında banka soygunları, onları pek tatmin etmiyor ve tren soygunları da bunlara ekleniyor. Jesse yaptığı tren soygunlarında yolcu veya trende çalışanlara dokunmayarak, sadece kasaları açtırmaları ve bir seferinde çaldıkları parayı halka dağıtmları sebebiyle, Jesse bir halk kahramanı olur ve Robin Hood’ la özdeşleştirilmeye başlanır. Konfederayon artık onlarla anılmaya başlamıştır ve ülkenin saygın medya kuruluşları tarafından desteklenmeye başlamışlardır. Gittikleri yerlerde farklı kimliklerde vergisini veren sıradan insanlar olarak yaşamlarını sürdürürler. Bir süre sonra, Frank bu hayyattan elini eteğini çekme kararı alır ve çeteden ayrılır. İlerleyen dönemlerde ise, Younger kardeşler tutuklanma ve öldürülme olayları sonrasında onlarda tamamen dağılır. Artık dağılan grubun yerine Jesse yeni üyelerle, bambaşka bir çete kurar. Yeni çete kısmen başarılı olsa da, önceki üyeler gibi gerillalardan oluşmamış olmaları, birbirlerine girmelerine ve dağılmalarına sebep olmuştur.

Jesse yaşanan bu olaylar sonrasında, paranoyakaşır. Herkesten şüphe etmeye başlar. Hatta gruptan birini öldürür. Sadece 2 kişiye güvenebileceğini düşünmeye başlar. Bunlar Carleey ve Robert Ford Kardeşlerdir. Robert Ford’a bir parantez açacak olursak; tam bir Jesse James hayranı, genç ve yetenekli birisidir. Ancak Jesse’nin bilmediği bir şey var, o da Robert’in Jesse’yi yakalatmak için hükümetle işbirliği yapmış olduğu gerçeğidir. Jesse bu ikiliyi evinde ağırlamaya ve bir banka soygnu planı yapmaya başlar. Robert, Jesse’ nin evde bir gün silahını bırakmasını fırsat bilerek, Jesse’nin tozlanmış bir tabloyu silerken, Jesse’ yi arkadan vurur.

Şimdi filme dönecek olursak, filmde yüzeysel bir şekilde bunlar anlatılır aslında. Yalnız daha çok Jesse’nin paranoya yaşadığı dönemlerin üstünde durulur. Filmde sahneler  gereksiz   yere uzatılmış ve çoğu sahnlerde adeta seyircinin sabrı sınanmıştır. Film kitaptan uyarlama olduğu için, sanırım yönetmen kitabi aktarımın dışına çıkmamak için var güçüyle çaba göstermiş. İşin aslı bundan sonra, kitaptan uyarlama bir film hakında ‘kitaptaki birçok şey atlanmış’ demeden önce iki defa düşünmye karar verdim. Bazen bunu takdir etmek gerekirmiş, onu anladın bu sayede.

Sanırım, yönetmen  the  Shawshank Redemption gibi akıp giden fir film yapmak istemiş ama pek başarılı olduğu söylenemez. Ancak, şu da var ki; Brad Pitt, Jesse James’in girdiği süphe ve korkuyla karışık psikolojik durumu muthiş bir şekilde oynamış. Gerçekten Pitt’in peformansı izlenmeye değer. Benim asıl sevdiğim kısmı; Jesse James’in ölümünden sonraki kısmıdır. Robert bundan sonra halk tarafından Jesse’yi haince öldüren korkak olarak anılmaya başlar. Jesse Jamesi’i öldürmenin Robert’e verdiği kibir ve böbürlenme güdüsü yerini zamanla pişmanlık ve suçluluk duygusuna bırakır. Filmin son kısımlarını oluşturan bu kareleri, en keyifle izlediğim bölümlerden biri diyebilirim. Peki Robert bu duyguyla sonsuza dek yaşayacak mı? Tabi ki hayır. Robert Jesse’nim ölümünden yıllar sonra, hapisten yeni çıkan,eski bir James-Younger çete üyesi tarafından vurularak öldürülür.

Amerika halkı, Jesse Jamese vefa borcunu ödemek için onun adına bir sürü kültürel aktivite gerçekleştirmişler. Bir sürü çizgi romana konu olmuştur. Adına 20 den fazla film çekilmiştir. Yaşadığı çiftlik , yaşadığı ev ve soyduğu bir banka restore edlip müze haline getirilmiştir. Yine onun adına yapılan onlarca şarkı da bunların tuzu biberi olmuştur. Tabi bu kadar kıymet biçilmişken, onun için yapılan bir filmi izlemek gerekirdi artık. Siz de o uzun sahnelere dayanarak izleyebilecekseniz eğer, filmin izlemeye değer birçok noktası var.

The Assassination of Jesse James by the Coward Robert Ford (2007)
The Assassination of Jesse James by the Coward Robert Ford poster Rating: 7.5/10 (138,724 votes)
Director: Andrew Dominik
Writer: Andrew Dominik (screenplay), Ron Hansen (novel)
Stars: Brad Pitt, Mary-Louise Parker, Brooklynn Proulx, Dustin Bollinger
Runtime: 160 min
Rated: R
Genre: Biography, Crime, Drama
Released: 19 Oct 2007
Plot: Robert Ford, who's idolized Jesse James since childhood, tries hard to join the reforming gang of the Missouri outlaw, but gradually becomes resentful of the bandit leader.