Geçen seneden beridir izleyecek film bulamayanların imdadına yetişen dizilerden birisi olan Mr. Robot, belli bir zümrenin dışına ne yazık ki ulaşamadı. Oldukça keyif alarak izlediğim dizilerden birisi olan Mr. Robot’u yakınlarıma anlattığımda ise genel olarak aldığım en ciddi tepkilerden birisi de dizinin neyden bahsettiğini anlayamamak oldu. Konusu karışık geliyormuş. Bir kesim de bilgisayar ekranlarının o kadar ön planda olmasından rahatsız olduğunu dile getirdi ki konuya uzak olanlar için oldukça geçerli bir sebep. Aldığım en ilginç tepkilerden birisi de dizinin geniş açıklamasını okuduktan sonra konuya hakim olmak için yeterli “kod??” bilgisine sahip olup olmadığı konusunda bir fikrinin olmadığıydı.

Bu kadar karmaşanın hakim olduğu bir yapım söz konusu olunca, bu konuda iki kelam edip bir takım şeyleri dilim döndüğünce anlatmaya çalışayım istedim. Belki bu şekilde farklı diyebileceğimiz bir yapım şu ankinden geniş bir kitleye ulaşabilir ve anlatmak istediğini daha ne bir şekilde anlatabilir.

Öncelikle bir ön kabulle başlayayım yazıma. Evet, maalesef dizi toplumun her kesimine hitap etmiyor. Hitap etmiyor ama böylesi bir lezzetten mahrum kalacağınız kadar karmaşık şeyler değil bunlar. Zaten yazıyı yazamama sebep olan en önemli etmen de bu. Bu problemi aşmak için de sanırım en iyi yöntem dizide sözü edilen başı şeyleri teker teker anlatmaya çalışmam. Haliyle yazıda yer yer spoilerlar olabilir. Şimdiden uyarmak isterim.

İlk olarak kahramanımız Elliot Alderson‘dan bahsetmek istiyorum. Hatırlarsınız, Matrix’te ana karakterimiz Neo (Thomas A. Anderson), gün içinde saygın bir yazılım şirketinde çalışırken, kendine ait zamanlarda ise ücreti mukabilinde hackerlık yapan bir güzel ağbimizdi. Elliot’ın hayatı da Neo’nunkine benziyor dersek yeridir. Bir yazılım güvenliği şirketinde mühendis olarak çalışan kahramanımız aynı zamanda part time olarak da hackerlık yapmaktadır. Hayatında sürekli bir şeyler ters giden Elliot’un bütün rutini bir gün ceketinde Mr. Robot yazan birisiyle tanışmasıyla altüst olur.

Mr. Robot ve Elliot

Mr. Robot ve Elliot

Mr. Robot kimdir, ne yapar, nereden gelmiştir gibi soruları es geçerek yapmak istedikleri hakkında birkaç şey söylemek istiyorum. Olur da diziyi izlememişler için bir rehber niyetine yazımı okuyacakların seyir zevkini berbat etmek istemiyorum.

Mr. Robot ve Elliot “tesadüf” diyebileceğimiz bir takım olaylar sonrasında tanışırlar. Elliot’u oldukça iyi tanıyan Mr. Robot, kartelleşen dev şirketlerden arınmış, özgür bir dünyanın hayalini kurmaktadır ve bu ütopyasını Ellitot’a, onun bam teline dokunarak anlatır. Elliot’ı ikna etmeyi başaran Mr. Robot, kurduğu fscoiety için olmazsa olmazlardan birini daha gruba kattığı için planlarını tam gaz uygulamaya sokar. Bu noktada seyircinin kaçırdığı olaylar örgüsü başlıyor dersek yeridir.

Mr. Robot’un hedefinde, verdiği finansal hizmetler ve üretim sektöründeki liderliğiyle E Corp  (kendi deyimleriyle Evil -şeytan- Corp) vardır. E Corp, kendi sanal para (ne olduğunu yazının devamında anlatacağım) birimini basacak kadar büyümüş, insan hayatını hiçe sayan faaliyetleriyle, Evil ifadesinin karşılığını veren bir şirkettir. Böyle bir şirketi, rakip üreterek batıramayacaklarının farkında olan grup, kaleyi içten fethetmek ister ve çalışanları aracılığıyla bir şekilde bilgisayar sistemlerine girmeyi başarır.

E Corp

E Corp

Tüm kayıtları bir şekilde yerle bir edilen şirket, işlemez hale geldikten sonra deyim yerindeyse dünyada (Amerika’da) hayat durma derecesine gelir. Şimdi efendim bu noktadan sonra onlarca bölüm boyunca şirket içi entrikalar ve sanal para birimleri üzerine bir dolu muhabbet geçer. Sanırım izleyicinin de ipi kaçırdığı bölümler bunlara denk geliyor.

Sanal para biriminin hayatımıza girmesi, geçmişi çok eskilere dayanan bir şey değil ama buna rağmen kontrolsüz oluşu dev şirketleri oldukça ürküten bir durum. Sebeplerine gelirsek, anlatmak istediğim bir dünya şey var. Para birimlerinin hayatımıza girmesi, şüphesiz insanoğlunun hayatını en dramatik boyutlarda değiştiren olaylardan birisidir. İlk başlarda madenler üzerinden işleyen bu sistemlerin uluslararası geçerliliğindeki sağlamlık yadsınmaz bir gerçekti. Modern dünyanın hayatımıza kattığı kurumlardan birisi olan merkez bankaları da bu sahnedeki en ciddi rolleri çalan oyunculardan bir tanesi. Bugün kullandığımız banknotların basıldığı ilk zamanlarda, bu kağıt parçaları için hükumetler belirli bir oranda maden bulundurmak zorundaydı. Yani piyasadaki her paranın belirli bir karşılığı vardı ve isteyen vatandaşlar bu paralarının karşılığını kıymetli maden olarak alabiliyorlardı.

Modern Altın Paralar

Modern Altın Paralar

Daha sonra zamanın ruhunu okumayı başaran birkaç zeki insan çıktı ve dedi ki, biz merkez bankaları kuralım, hükümetlere devlet tahvilleri karşılığında para basalım. Devlet bize kağıt basıp versin, biz de karşılığında para dediğimiz kağıtları basıp verelim. Bu şekilde hem hükumetler paranın arzını ayarlayabilir olsun, hem de paranın değeri maniple edilebilsin. Bu şekilde sınırlı kaynaklarca karşılığı olan para birimi bir anda sınırsız bir kaynak ile beslenmiş oldu. Bu da devletlerin, basılı olan tüm paralarının binlerce katı kadar borçlanmalarına olanak tanıdı. Elbette bu işler bu kadar basit işlemiyor ama olayın genel mantığı bu.

Gel gelelim şu anda bilişim çağını yaşıyoruz. Atılan her adımın kontrol altında olduğu zamanlardan sonra köprünün altından çok sular aktı. Nasıl ki vakti zamanında birileri merkez bankası kurma fikrini akıl ettiyse, günümüzde de internette kullanabileceğimiz sanal para birimleri icat edildi. Bu para birimlerinin en yaygın ve popüler olanına da Bitcoin deniyor. Bir grup tarafından hazırlanmış gizli bir algoritmaya göre bir takım matematiksel hesaplamalar yapılarak bilgisayarlarda üretilen bu para, sanal bir cüzdanda birikiyor. Sahip olan herkesin de bir bir cüzdan numarası var ve tamamen anonim bir şekilde elektronik olarak transfer edilmeye olanak sağlayan bu sanal para birimi, günümüz devletleri için ciddi ekonomik ve güvenlik açıklarına sebep oluyor. Zira bu para biriminin doğuşu pek de masum değil. Arama motorları (Google, Yahoo, Yandex, Bing gibi) tarafından indekslenemeyen milyonlarca site bulunmakta. Deyim yerindeyse bu “underground” sitelerde aklınıza gelebilecek her türlü kanunsuz işin döndüğü de tüm devletlerce bilinen bir gerçek. Böylesi bir ortamda satın alınan mal ya da hizmet için bir bankaya gidip havale yapılamayacağı için, kaynakları anonim tutulan bir para birimi ihtiyacı doğunca bu durum bize sanal para birimleri olarak geri döndü. Gerçek hayatta o para birimini kazanabilmek için (ki buna mining -madencilik- diyorlar) yaptırılan ağır hesaplamaların, -örneğin- hangi şifreleme metodunun çözümü olduğuna dair hiçbir kullanıcının haberi yok. Yani kişi farkında olmadan oldukça karanlık bir işin parçası olabiliyor. Mesela bu yazının yazıldığı gün itibariyle Dolar kuru 0.6 dolar olan Bitcoin için konuşursak, maksimum Bitcoin sayısı 21 milyonla sınırlı. Siz bu sınırdan nasibinizi almaya çalışırken, kendi para birimini basacak olan şirket, kendi sınırlarını kendisi belirleyecektir.

Bilişim sektörüyle ilgilenmeyen insanların bu tür ayrıntılardan haberdar olmaması normal tabii. O yüzden dizinin izlenen ciddi bir bölümü seyirci için havada kalıyor. Ayrıca işin programlama boyutu da oldukça göze sokulan bir diğer ayrıntı. O tür sahnelerde acaba benim anlamadığım ne tür ayrıntılar gizli diye diziden soğumanıza da gerek yok. Bu tür ayrıntıları insani ilişkiler sosuyla kullanıcı sunan dizinin tadına varmanızı dilerim. Zaten bir süre sonra o sahneleri izlerden aslında algı şalterimizi indirdiğimizi fark ediyoruz.

Yani nasıl House M.D. izlemek için doktor olmak gerekmiyorsa emin olun Mr. Robot izlemek için de hacker olmanıza gerek yok. Biliyorum bu yazı, sitedeki örneklerinden biraz farklı oldu ama umarım dizide bu kadar sözü edilen sanal para birimlerinin ve bu finansal çözümlerin neden bu kadar ciddiye alındığını az da olsa anlatabilmişimdir.

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere.

Mr. Robot (2015–)
Mr. Robot poster Rating: 8.7/10 (193,761 votes)
Director: N/A
Writer: Sam Esmail
Stars: Rami Malek, Carly Chaikin, Portia Doubleday, Martin Wallström
Runtime: 49 min
Rated: TV-MA
Genre: Crime, Drama, Thriller
Released: 24 Jun 2015
Plot: Follows Elliot, a young programmer working as a cyber-security engineer by day, and a vigilante hacker by night.