Hollywood oyuncuları arasından öyle sıyrılanlar olur ki, her zaman, her filmini hiç sıkılmadan keyifle izleyebilirsiniz. Benim için bu oyunculardan birisi de Bill Murray. Uzun zaman önce izleyeyim deyip bir türlü fırsat bulamadığım, IMDb favorilerinden olan bir filmini bir hafta önce izlemeyi başardım 🙂

IMDb favorilerinden diyorum çünkü romantik-komedi başlığı altında sıralanan bu film, diğer komedi filmlerinin kolay kolay ulaşamadığı 8,1 gibi iyi bir ortalamaya sahip. Genellikle bayanların birçok erkekte olduğunu varsaydığı romantizme karşı erkeğin “ayı” duruşu yüzünden midir nedir bilemiyorum normalde bu tarz filmlere pek açık değilimdir. Bu yüzden filmi izlemeden önce Bill Murray ve IMDb puanının ateşlemesiyle motive olduğumu söylersem yalan olmaz.

Filmimiz “Groundhog Day”in normalde “kunduz festivali” diye bir karşılığı varken nedendir bilinmez, bazı sinema katilleri tarafından “Bugün Aslında Dündü” şeklinde Türkçeye çevrilmiş bir adı var.

Başroldeki Phil Connors, işine hâkim ama medyadaki yapaylıktan inanılmaz bir şekilde sıkılmış bir hava durumu sunucusudur. Normalde pek fazla dış çekim yapmayan bir dalda görevini sürdüren Phil, her yıl Punxsutawney kasabasında yapılan gelenekselleşmiş Groundhog Day için yaşadığı şehirden uzaklaşacaktır. Bu yolculuğunda Phil’e sempatik kameramanı Larry ve yapımcısı Rita (Andie MacDowell) da eşlik edecektir. Bu tür gezilerden nefret eden Phil için bu yolculuk iş hayatı için bir dönüm noktası olacaktır ama işler Phil’in planladığı gibi yürümez. Zira Phil, çalıştığı kanaldan ayrılıp yeni bir kanala geçerek iş hayatını değiştirme çabasındadır. Phil için cehennemden bir köşe kadar ıstırap veren bu coğrafyaya mecburen katlanmak zorunda olan Phil çekimlerini alel acele bitirir ve bir an önce yaşadığı şehre geri dönmek ister ama kar fırtınası yüzünden kapanan yolların marifetiyle Punxsutawney’e geri dönmek zorunda kalırlar.

Geceyi konakladıkları motelde geçiren Phil ve ekibi apayrı bir sabaha uyandığının farkında değildir. Bir önceki güne uyanan Phil olanlara pek anlam veremez ama bir süre yaşananları anlar ve bir türlü içinden çıkamadığı bu sonsuz döngüyü kırmak için elinden geleni yapar.

Phil o sabahtan itibaren tam 10 yıl boyunca aynı günün sabahına uyanır. Her gün ne olacağını saniyesine kadar bilen Phil, bu durumu, çekilmez olan hayatına biraz renk katmak için kullanır. Bu farkındalıkla bir erkeğin aklından geçebilecek her türlü zevk ile tatmin olmaya çalışır. Her gün aldığı bilgiler ışığında hiç tanımadığı kadınlarla birlikte olur, hapse girmekten zerre korkmadan suç işler, hırsızlık yapar, intihar eder, kendini uçurumdan atar, klişenin çanından atlar ama bir türlü bu döngüyü kırmayı başaramaz.

Her ne yaparsa yapsın aynı sabaha uyanan Phil, bu döngünü bir amaç doğrultusunda kendine bahşedilmiş bir hediye mi bir lanet mi olduğunu kestiremez. Onca gün boyunca yaptıklarından bir netice alamayınca yardımcı olabileceklerine elinden geldiğince yardımcı olmaya çalışır. Hayatını kurtardıklarından tutun da çiftlerin evlenmesine yardımcı olmaya dek birçok planlı iyiliği bir güne sığdırır.

Tabii böyle bir avantaj mutlaka aşk için de değerlendirilmelidir. Phil, Punxsutawney’e geldikten sonra yapımcısı Rita’ya âşık olduğunun farkına varır. Rita’yı her geçen gün biraz daha iyi tanıyacak olan Phil, normalde başkalarına karşı onların deyimiyle tam bir asshole olmaktan vazgeçiğ gerçekten iyi bir adam olmak için elinden geleni yapacaktır. Tabii bu durum, gerçek bir aşk ortamını yaratmadığından Phil’in, Rita’nın kalbini kazanma planları sürekli geri teper. Bir süre sonra bu işin böyle olamayacağının farkına varan Phil vazgeçer ve yeni bir meşgale aramaya başlar. Yaptığı iyiliklere ilaveten kendini sanata adamanın iyi bir fikir olduğuna kanaat getirir. Buz heykellerle başlar ve iyi bir piyanist olma yolunca emin adımlarla ilerler. Tabii böylesine kişisel gelişim Rita’nın da gözünden kaçmaz ve kendisi için de Phil’in iyi bir âşık olabileceğine karar kılınca ikili daha da yakınlaşır ve beklenildiği üzere gerçek bir aşkın sağlam temelleri atılmış olur.

1993 yapımı olan bu filmde 35 yaşında bir adet afeti devran Andie MacDowell izleme fırsatı buluyoruz. Sizi temin ederim ki Andie MacDowell’ın filmdeki doğal güzelliğine vurulmayacak erkeğin testosteron hormonlarından şüphe edebilirsiniz. Zaten film çekilmeden 2 yıl önce People dergisince seçilen Dünyanın En Güzel 50’si listesine boşuna girmediğini anlıyoruz. Hatta sonrasında People dergisi editörleri rahatlamamış olacaklar ki 2000 yılında yapılan seçmelerde Andie MacDowell’ı tekrar bu listeye layık gördüler.

Filmi izleyince Andie MacDowell hakkında neden bu kadar yazdığımın daha iyi farkına varacaksınız. Özellikle kız-erkek arkadaşınızla gerçekten iyi bir romantik komedi izlemek istiyorsanız bilin ki sizin filminiz Groundhog Day’dir. Bu tavsiye üzerine filmi izleyecek çiftlere şimdiden iyi seyirler 🙂

Groundhog Day (1993)
Groundhog Day poster Rating: 8.1/10 (448,290 votes)
Director: Harold Ramis
Writer: Danny Rubin (screenplay), Harold Ramis (screenplay), Danny Rubin (story)
Stars: Bill Murray, Andie MacDowell, Chris Elliott, Stephen Tobolowsky
Runtime: 101 min
Rated: PG
Genre: Comedy, Fantasy, Romance
Released: 12 Feb 1993
Plot: A weatherman finds himself living the same day over and over again.

[flv]http://progressive.totaleclips.com.edgesuite.net/107/e10702_301.mp4[/flv]