24 saat içerisinde hapise girecek olsanız ne yaparsınız?

a) Kaderinizi kabullenir, 24 saatin tadını çıkardıktan sonra hapishanenin yolunu tutarsınız

b) Kaçıp başka bir şehirde yeni bir hayat kurmaya çalışırsınız.

25th Hour, kelimelere dökmekte zorlandığım bir film. Uzun zamandır elimin altında olan filmi izlemeden önce bu kadar etkileyici bir film beklemiyordum açıkçası. Film, hapise girmesine 24 saat kalmış olan Montgomery Brogan’ın arkadaşları, ailesi, sevgilisi ve kendisiyle yüzleşmesini, hesaplaşmasını anlatıyor. Monty’nin hapise girmesinin suçlusu kimdir? Alkolik babası mı, onu saptığı yoldan geri döndürmek için çaba göstermeyen arkadaşları mı, Monty’nin yasadışı yoldan kazandığı paranın keyfini süren sevgilisi mi yoksa Monty’nin kendisi mi?

Özgürlüğünün ve belki de eski hayatının sonuna gemiş bir adamın ve yakın çevresinin kaygıları, bunalımları yanında yan rollerdeki karakterlerin kendi çapındaki sorunları, bitmiş gibi gözükse de kopmayan dostluk bağları, 9/11 sonrası Amerikasının göçmenlere bakışı, paranoyası ve artan ırkçılık eğilimi filmde kendisine yer edinmiş ve yönetmen Spike Lee bunları gayet başarılı bir şekilde sunmuş. Filmde “Şurası da gereksiz olmuş, burası da olmamış” dediğim bir nokta olmadı. Filmin doruk noktaları ise herhalde filmin başlarındaki Monty’nin ayna karşısında New York’a ve içinde yaşayan herkese saydırdığı monolog ve filmin sonu. Stephen King’in “Siz, son takıntısı olan insanlar: sizler seksi sonundaki iki damla sıvı zanneden zavallılarsınız” sözünü okuduğumdan beri sonlara çok da meraklı değilim ancak filmin finali gerçekten vurucu.

Oyunculuklar tek kelimeyle harika. Bu filmde, Edward Norton’a doyacaksınız! Edward Norton’u en son The Incredible Hulk ve Pride And Glory’de izlemiştim. Pride And Glory fazla derinliği olmayan vasat bir filmdi, Hulk’ta ise Norton’ın kendisini göstermek için pek fırsatı yoktu zira  filmin çoğunluğunda önüne geleni yıkan yeşil bir yaratıktı. Bu filmle bir kez daha hatırladım ki bu adam iyi oyuncu. Babası rolündeki Brian Cox, Monty’nin arkadaşları rölünde Philip Seymour Hoffman ve Barry Pepper da ayrı ayrı döktürüyorlar. Bir de iyi yazılmış diyaloglar olunca işin içinde filmin etkileyiciliği bir kat daha artıyor. Karakterlerin bastırılmış duyguları ve patlama anları, geleceğe ümitle bakma istekleri seyirciyi koltuğa zımbalıyor.

Belki biraz abarttım, belki herkesi bu kadar etkilemeyecektir ancak 25th Hour tabiri caizse adamı yamultan bir film. Moraliniz yerindeyken izlemeniz tavsiye edilir. Ya da baktınız iyi bir anınıza denk gelemiyor bir türlü, koyverin gitsin izleyin işte.

25th Hour (2002)
25th Hour poster Rating: 7.7/10 (151,336 votes)
Director: Spike Lee
Writer: David Benioff (novel), David Benioff (screenplay)
Stars: Edward Norton, Philip Seymour Hoffman, Barry Pepper, Rosario Dawson
Runtime: 135 min
Rated: R
Genre: Drama
Released: 10 Jan 2003
Plot: Cornered by the DEA, convicted New York drug dealer Montgomery Brogan reevaluates his life in the 24 remaining hours before facing a seven-year jail term.