Uff be 🙂 Bir önceki yazımın yayınlanma tarihine baktım da; tam bir ay 3 gün geçmiş üstünden. Yakın zamanda sitenin sunucusunu değiştirdim. Neredeyse bir yılı devirmiş olmanın tatlı heyecanıyla ayarlar, dosyaların yedeklenmesi derken kayda değer bir süredir bir film hakkında iki kelimenin belini kırmamışım. Ama bu bu yazımda değineceğim film, verilen bu arayı kapatmaya değecek türden oldukça keyifliydi. Öncelikle aşağıdaki şarkıyı bir dinleyin bakalım ne hatırlayacaksınız?

Çingeneler Zamanı! Evet işte böylesi bir filmden sonra tekrar bir Emir Kusturica filmi izleyince, bu filmi izlememiş olanlara duyurmamak olmazdı. Öncelikle Emir Kusturica (Kusturitsa diye okunur) kimdir, nedir bildiğim kadarıyla anlatayım. Sırp asıllı Yugoslav Emir Kusturica, Müslüman bir ailenin tek çocuğu. 1954’te doğan Kusturica, Prag’da sinema okudu ve ilk kısa filmlerini 1973’te çekmeye başladı. 1981 yılında çektiği Сјећаш ли се Доли Бел (Dolly Bell’i Hatırlıyor musun?) ile Altın Ayı ödülü aldıktan sonra sinema aşkını daha iyi icra edebilmek adına görüntü yönetmeni Vilco Filac’ı ve bestecisi Goran Bregovic‘i de alarak Amerika’ya gitti. Zira az önce dinlediğiniz şarkı da, Black Cat, White Cat’in (Kara Kedi, Ak Kedi) müziklerini de Goran Bregovic imzalı.

Özellikle Çingenelerin yaşamlarını alan 1988 yapımı Çingeneler Zamanı (Dom Za Vasanje ya da İngilizce adıyla Time of the Gypsies) ile elmas madenini bulup, elindekinin kıymetini bilen Emir Kusturica, bu filmin devamı niteliğinde Black Cat, White Cat’i çeker ve film oldukça beğenilir.

Bu seferki filmde Tuna Nehri kıyısında yaşayan Matko Destanov (Bajram Severdzan) ve oğlu Zare Destanov’un  (Florijan Ajdini) Rus Tüccarlar tarafından kazıklanmaları senaryonun ana hattını oluşturur. Hayatlarını, Rus ticaret gemilerinden ucuza aldıkları akaryakıtı, değerince satarak kazanan baba oğul yaptıkları son seferde benzin yerine deniz suyu alarak dolandırılırlar. Yapılan alışveriş de tamamıyle gayrı resmi olduğundan kimseye hesap soramayacakları gibi ödedikleri para onları meteliksiz bırakmaya yetecektir.

Bu durumdan ancak ciddi bir akaryakıt hırsızlığıyla kurtulmayı planlayan Matko, bağlantıları sayesinde yaklaşık 20 tankerlik akaryakıt taşıyan bir treni aracılardan almayı planlar. Planlar ama Matko’nun bu treni alacak parası yoktur. Bir çıkar yol düşünen Matko’nun aklına, babası Zarije Destanov (ki kendisini daha önce Çingeneler Zamanı’nda komşu Zabit rolünde izlemiştik) ile müthiş bir dostluk yaşamış olan, karanlık işlerin adamı Grga Pitic’in yanına gidip yardım isteme fikri gelir. Grga Pitic, Matko’nun babasının aksine, “yatırımlarını” oldukça akıllıca yapmış ve geçen her gün servetine servet katmıştır. Bu durum da deyim yerindeyse Matko’nun salyalarının akması için yeterli bir sebeptir.

Babasının hatırına istenen yardımı geri çevirmeyen Grga Pitic, Matko’ya tekrar babasının hatırını gözeterek borç istenen parayı hibe olarak verir ama bu durumun suistimal edilmemesi için tren işine dair olası gelişmeler için rapor ister. Ve para Grga Pitic’e söylenildiği gibi tren işin kullanılmazsa Grga’nın torunları, Matko’nun derisini yüzecektir.

Parayı alan Matko, yine de gümrükten geçecek kendi trenini alıp, planladığı işi yapabilecek kudrete sahip biri değildir. İşte işin bu noktasında Dadan Karambolo girer. Yaşa dışı işler sayesinde maddi olarak elde edemediği hiçbir şey olmayan Dadan’ın aklından çıkmayan tek iş, ona vasiyetle emrolunan kız kardeşini evlendirmesidir.

Tren işine Dadan ile birlikte giren Matko, sahtekarlıkta kendi sınırlarını aşmaya and içmiş Dadan tarafından dolandırılır ve kendisi mağdur olduğu gerekçesiyle Matko’yu kendine zararı mukabilinden borçlu kılar. İşte bu noktada iç içe geçmiş hikayeler serisi başlar.

Filmin buraya kadar anlattığım kısmı neredeyse sadece 20 dakikalık girişinde cereyan eden olaylardı. Emin olun size daha bir şey anlatmadım. Filmin iki saatlik süresi boyunca boyunca bir an bile sıkılmayacağınıza emin olabilirsiniz. Bu olaylar ışığında öyle eğlenceli bir film izledim ki, bu yazı dolayısıyla filmi izlemek isteyenleri bu zevkten mahrum bırakmamak adına devamını getirmeyeceğim. Ama filmin ortalarında, filmin sonuna dair verilen spoiler’ı da söylemeden edemeyeceğim.

Eğer bir iş, sonunda mutlu bitiyorsa, o iş ne olursa olsun iyi bir iştir.

Bu filmi izlerken bir şey yeyip, içmemeniz şiddetle tavsiye ederim. Zira düğüne sakal traşı ile hazırlanan kadınları izlerken ya da kıçıyla çivi söken sanatçıyı izlerken yediğiniz bir mısır, sizi hayatınızdan edebilir. Sizi filmin fragmanıyla baş başa bırakıyorum. İyi seyirler.

Not: Ay Lav Yu’daki ineğin fiber kasa kaportayı yediği sahnelerinin de nereden aşırdığını bu filmde görebilirsiniz 🙂

Black Cat, White Cat (1998)
Black Cat, White Cat poster Rating: 8.1/10 (41,447 votes)
Director: Emir Kusturica
Writer: Gordan Mihic
Stars: Bajram Severdzan, Srdjan 'Zika' Todorovic, Branka Katic, Florijan Ajdini
Runtime: 127 min
Rated: R
Genre: Comedy, Crime, Romance
Released: 01 Jun 1998
Plot: Matko is a small time hustler, living by the river Danube with his 17 year old son Zare. After a failed business deal he owes money to the much more successful gangster Dadan. Dadan has a ...