Daha önce tembellik edip önceki filmlerini atlayarak hakkında yazdığım X-Men First Class‘tan sonra, bu sene Mayıs ayında ülkemizde gösterime giren X-Men: Days of Future Past hakkında bir şeyler yazmak şart oldu. Konusu ve zaman-mekan geçişleri üzerine yoğunlaşmış senaryosuyla, önceki filmler filmleri tümden silip süpürmesiyle kendimi, sınavda sadece çalıştığı konu sorulan öğrenciler gibi hissetsem de bu filmi oldukça keyif alarak izlediğimi söylemeliyim.

Önceki filmleri de alnımızın akıyla es geçtiğimiz düşünülürse bu film için temiz bir sayfa açtığımızı tüm bilim-kurgu ve çizgi roman severlere gönül rahatlığıyla söyleyebilirim. Yine de filmin önceki bölümlerini ya da Days of Future Past’ı izlemeyenler için spoiler uyarısı yapmak boynumun borcudur.

The Wolverine (2013)

The Wolverine (2013)

Serinin meraklıları bilirler, Wolverine’in -bir bakıma- seyirciye tanıtıldığı, ülkemizde X-Men Başlangıç adıyla gösterime giren X-Men Origins: Wolverine filminde Logan’ı daha yakından tanıyıp, adamantium pençelere kavuşmadan önce neler yaptığını görmüştük. Bu filmden 4 sene sonra  James Mangold‘un yönettiği The Wolverine filminin sonunda bize Days of Future Past’ın ne olacağı konusunda bir ipucu vermişlerdi. Filmi sinemada izleyenlerin kafası biraz karışabilir, zira ben de filmin ikinci defa bir Blu-Ray formatını izlemeyene kadar görmemiştim. Sözünü ettiğim sahne de, cast bölümünden sonra yayınlanmıştı. Meraklıları sözünü ettiğim 2 dakikalık sahneyi bu linkten izleyebilirler. Sahnede görecekleri gibi önceki filmlerden biri olan X-Men Last Stand filminde hakkın rahmetine kavuşan Prof. Charles Xavier gayet kanlı, canlı bir şekilde Wolverine’in karşısında “oturmaktadır”. Serinin müptelaları “nasıl yani?” soruları içinde boğuşurken aklımızdaki tüm sorulara Days of Future Past filmi ile yanıt gelmiş oldu. Nitekim Trask Industry’nin de olduğu tüp çıplaklığıyla gözler önüne serildi. Biliyorum uzunca bir girizgah oldu ama yazıyı okumaya meyledenler zaten X-Men’in meraklıları olduğu için önemli bulduğum ayrıntıları es geçmek istemedim.

X-Men: Days of Future Past (Sentinels)

X-Men: Days of Future Past (Sentinels)

Bilinmeyen bir gelecekte başlayan filmimiz, gizli bir hangarda bir şeyleri düzeltmeye çalışan Kitty, Iceman (Bobby), Bishop, Blink, Sunspot, ve Warpath’ın, Sentinellerin saldırısına uğraması ile şekilleniyor. Filmde kilit bir rol oynayan (ya da duran mı demeliydim bilemiyorum 🙂  ) Kitty, önceki filmlerdeki güçlerine artı olarak zihinleri geçmişe yollayarak gerekli mesajların iletilmesini sağlayabilmektedir. İlk baskın sahnesinde Bishop’u geçmişe yollayarak, bulundukları mekan ve zamana saldırı geleceğini haber vermesiyle neredeyse tüm arkadaşları öldükten sonra yaşadıkları anı değiştirebilmektedirler. Bu müthiş özelliğe rağmen mutantlar, sentinellerin kıyımından kurtulamazlar çünkü mutantların yetenekli oldukları, onların savaş ya da savunma sanatlarına çok iyi hakim oldukları anlamına gelmemekte ve durum her gün daha da kötüleşmektedir.

Bolivar Trask

Bolivar Trask

Başlangıçta basit bir robot olarak nitelendirebileceğimiz Trask Ind. üretimi sentineller, 1973’te Mystique’in yakalanmasıyla çağ atlarlar. İlk başta jet motorlarla uçup mutant x genine sahip “yaratıkları” tespit edip sadece onlara saldıran sentineller, Mystique’in yakalanıp DNA özelliklerinin çözülmesiyle birlikte yenilmez savaş makinelerine dönerler. Yenilmezliklerini sağlayan şey ise, Mystique’in dönüşüm özelliklerinden faydalanarak savaştıkları mutantların özelliklerini alabilmeleridir. Bu özelliklere sahip sentinel gruplarının bu özellikleri de kendi aralarında iletebilmeleri de eklenince Trask Ind. kendi süper mutantını oluşturmuş olur.

Sözü edilen gelecekte soyları tükenmek üzere olan mutanlara liderlik eden Charles Xavier ve Magneto, dayanıklılığı ve bu yolculuğu kaldırabilecek tek kişi olması hasebiyle Wolverine’i 1973 yılına yollamaya karar verir. Kitty, sadece zihinleri ya da filmde geçtiği tabiriyle bilinçleri geçmişe yolladığı için Wolverine, ulaşmaya çalıştığı herkesi tek tek gelecekte yaşananlara ikna etmek zorunda kalır. Profesörü ikna etmesi biraz vakit alan Wolverine için belki de en zor kısım Magneto’ya ulaşmaktır. 1963’te suikata uğrayan John F. Kennedy’nin ölümü için sorumlu tutulan Magneto, 1973’e kadar Pentagon’un ortasında, yer altındaki bir hücrede hapsedilmektedir. Bu noktada filmde tam olarak açıklanmasa da Magneto’nun oğlu olan Quicksilver farkında olmadan haksız yere hapsedilmiş babasını kurtarır -ki bence filmin en güzel, en eğlenceli sahnesidir-. Haksız yere diyorum çünkü Magneto, bir mutant olan Kneedy’i kurtarmak isterken mahkum durumuna düşer.

Quicksilver için şov zamanı

Quicksilver için şov zamanı

Ekibi toplayan Wolverine, Magneto ve Profesör ile bir sonraki adım olan sentinellerin yapılmasına engel olmak isterler ama her kafadan bir sesin çıktığı ortamda bu iş düşündükleri kadar kolay gerçekleşmeyecektir. Bu noktada seyirciyi ikilemde bırakan en güzel ayrıntılardan birisi de, ilk filmden itibaren Magneto’nun savunduğu, insanlar ve mutantlar arasında gerçekleşeceğini öngördüğü kaçınılmaz savaş için verdiği kararların doğruluğudur. X-Men klasiği olan Charles Xavier – Magneto fikir ayrılıklarını bu filmde de görmekteyiz.

Filmin tamamının da bu fikir ayrılıkları içinde ortak bir paydada buluşma çabası olduğunu söylemek yanlış olmaz. Yine de başarılı olan ekip bir şekilde Amerikan başkanının fikrinin değişmesini sağlar. Bu değişim sayesinde de tekrar hem geçmiş hem de gelecek değiştiği için Beast yani Hank’in okuduğu “Kader, akan bir nehirdir. Onu değiştirme çabası dalgaları oluşturmaya yeter ama akışı durdurmaz.” tezi çürümüş olur ve seyirciye X-Men: Last Stand’e kadar olup bitenlerin unutulması tembihlenir. Bu sayede önceki filmlerde öldüğünü gördüğümüz Jean Grey, Charles Xavier ve Xyclops gibi karakterlerin ölmediği alternatif bir geçmişle film sonlanmış olur. X-Men serisiyle bu film sayesinde tanışanlar için bir sorun yoktu belki ama filmin önceki bölümlerini izleyenlerin kafa karışıklığı da bu filmle, bu yöntem uygun görüldüğü için ortadan kaldırılmış oldu. 200 milyon Dolar bütçeyle çekilen filmin 740 milyon Dolardan fazla hasılat yaptığını söyleyerek 2016’da gösterime girecek filmine selamımızı çakalım.

Yaşasın kendini birden çok defa izleten filmler! Sağlıcakla kalınız.

X-Men: Days of Future Past (2014)
X-Men: Days of Future Past poster Rating: 8.0/10 (522,833 votes)
Director: Bryan Singer
Writer: Simon Kinberg (screenplay), Jane Goldman (story), Simon Kinberg (story), Matthew Vaughn (story)
Stars: Hugh Jackman, James McAvoy, Michael Fassbender, Jennifer Lawrence
Runtime: 132 min
Rated: PG-13
Genre: Action, Adventure, Sci-Fi
Released: 23 May 2014
Plot: The X-Men send Wolverine to the past in a desperate effort to change history and prevent an event that results in doom for both humans and mutants.