Normalde Star Wars serisiyle ilgili bir şey yazma cür’etini kendimde görmüyorum. Bu film hakkında bir şeyler yazmalıyım derken de birkaç defa düşünmedim değil aslında. Malum, serinin kendi senaryosu dışında fanları tarafından yaratılan alternatif evren hikayelerinin döndüğü bir eserden ziyade oldukça muhafazakar/saldırgan bir topluluğun hayatlarının odağı haline gelen Star Wars, birçok seveni için bir din gibi adeta. O yüzden bu yazımı yazmadan önce onların affına sığınarak, genel seriden bir nebze de olsa bağımsız olarak yayınlanan bu film hakkında bir iki kelam etmek istiyorum.

2012 yılında Star Wars filmlerinin haklarına sahip olan Lucasfilm, Walt Disney tarafından 4 küsur (küsuratı bile milyon dolarlar ama neyse, çenemiz yorulmasın şimdi) MİLYAR dolara alındıktan sonra bu paranın bir şekilde kazanılması gerekliliği hakkında oldukça kararlı olan Walt Disney yapımcıları ve yöneticileri, serinin 7. filmi olan Star Wars: The Force Awakens’tan sonra yine aynı tarihte (14 Aralık’ta) 8. film olan Rogue One’ı (Rogue One: Bir Star Wars Hikayesi) gösterime koydular.

-Yazının devamı filmi izlememiş olanlar için seyir zevkini kaçıracak ayrıntılar içerir-

Sonda söyleyeceğimi başta söyleyip filmi henüz izlememiş olanların aklındaki en önemli soruya cevap vereyim. Önceki filmleri izlemeden bu filme gitmeli miyim? Dürüst olmak gerekirse, bu soruya cevabım hayır. Şimdi efendim, bu film için her ne kadar ortamlarda büyük ihtimalle duyduğunuz ya da duyacağınız “zaten bu farklı bir hikayeyi anlatıyor” laflarına kulak asmayınız. O yüzden bu filmle ilgili anlatacaklarımı önceki üçlemeleri izlediğinizi varsayarak anlatacağım.

Yaradana sığınarak dürüst bir giriş yapmak istiyorum. Şimdi bu Star Wars denilen mevzu, dünyanın en overrated filmi. Bana küfretmeden önce lütfen söyleyeceklerimi bir dinleyin. Adı üzerinde uzayda geçen savaşların oldukça etkileyici bir bir kurguya sahip, kendine has evrenleri barındıran güzel bir yapım. Ama insanların delirip kendilerine din olarak seçecekleri kadar sinema tarihinin en inanılmaz eseri de değil. Düz Adam Sami olarak fikrim bu yönde. Ha, tüm filmleri izlemedim mi? İzledim. Sinemada izlenmeye değer mi? Kesinlikle! Ama böyle şekillere girerek, 500 tane action figure alarak insanların kendilerini deliliğe vurmasına da mana veremiyorum açıkçası.

Rogue One - Asiler

Rogue One – Asiler

Gel gelelim filmin konusuna. 1977’de gösterime giren (kronolojik sıralamaya göre 4. film) Star Wars başlıklı filmin üçlemesinde hatırlarsanız gezegenleri yok edecek güçte bir silah geliştiren İmparatorluk askerleri/mühendisleri ortalığı tarumar etmişti. Şimdi o filmlerde -Cem Yılmaz’ın deyimiyle- “uzay tabii, lazım” diyerek genel bir kabullenmeyle yapımı izleyip “adamlar yapıyor ağbi” denerek konu geçiştirilmişti. Şimdiyse Walt Disney’deki yetkililer, bu işin o kadar kolay olmaması gerektiğine kanaat getirmiş olacaklar ki, küçük bir uydu büyüklüğünde yapılan bir silahın tesisat giderinden girilerek yok edilmesine bir hikaye uydurmak istemişler.

Asiler tayfasının işlendiği, Jedi’ların uçup kaçmadığı bir film yaparak arayı kapattıkları bu film, 3 paragraf öncesinde de dediğim gibi eski filmlerin birçok oyuncusunu yeniden kadroya koyarak sürekli bir şekilde bulunan, vahyolan bilgiler için kaç tane fedakar asiniş öldüğünü anlatıyor. İmparatorluğun kaderi yapılacak silaha (Death Star), silahın kaderi de işi gücü bırakıp çiftçilik yapmaya başlayan Galen Erso’ya bağlıdır. Bir tabur askerle köye baskın yapan İmparatorluk görevlileri, Galen Erso’nun karısının öldürdükten sonra, kızını bulamazlar ve silahın yapımına başlarlar. Galen Erso da madem siz bana bu acıları yaşattınız, ben de domino etkisi yaratacak bir fünye koymazsam adam değilim diyerekten çalışır hale getirdiği silah için bir “Kendini Yok Et” butonu tasarlar.

Asıl kızımız Jyn Erso

Asıl kızımız Jyn Erso

Bunu bir şekilde öğrenen asiler de silahın planını bulup, hayatları pahasına üslerine göndermek için ellerinden geleni yapmaya karar verirler. Fikir oldukça tehlikeli olduğu için birçok asi buna karşı çıkar ama gidişatı değiştirecek olanlar “madem asiyiz, o zaman asileri de dinlemiyoruz ulan” diyerek bir gemiye toplanıp, bir plan eşliğinde uzayın derinliklerine dalarlar. Filmimiz de, bizim sonunu bildiğimiz bir hikayeyi bize anlatır.

Böylesi bir konu, özellikle sonunu bile bile gidip izlediğiniz bir filmde işlenince, seyircinin dikkatini sürekli perdede tutmak hakikaten oldukça zor bir iş olsa gerek. O yüzden filme hiç çamur atmamak lazım. Savaş sahneleriyle, karakter seçimleriyle Rogue One oldukça başarılı bir yapım olmuş. Daha fazla ayrıntıya yer vermeden yazımı sonlandırıp sizi fragmanla baş başa bırakıyorum.

May the force be with you.

– Gandalf

Rogue One: A Star Wars Story (2016)
Rogue One: A Star Wars Story poster Rating: 7.7/10 (1,753 votes)
Director: Gareth Edwards
Writer: Chris Weitz (screenplay), Tony Gilroy (screenplay), John Knoll (story by), Gary Whitta (story by), George Lucas (based on characters created by)
Stars: Felicity Jones, Diego Luna, Alan Tudyk, Donnie Yen
Runtime: 133 min
Rated: PG-13
Genre: Action, Adventure, Sci-Fi
Released: 16 Dec 2016
Plot: The Rebellion makes a risky move to steal the plans for the Death Star, setting up the epic saga to follow.