Jupiter Ascending

Please log in or register to like posts.
News

“Beni tarihle yargıla ve felsefeyle döv” adabıyla film çeken Wachowski kardeşlerin yeni filmi ülkemizde Jüpiter Yükseliyor adıyla gösterime girdi. Ben de arkadaşlarımın önerisiyle (ki bu arkadaşlarımdan birisi 2.01m 140 kilo civarından olduğu için teklifi geri çevirmek olmazdı) filmi izlemeye gittim. Yani beklentim biraz yüksekti demezsem yalan olur ama sonda söyleyeceğimi başta söyleyeyim; film berbattı. Ama filmi beğenenler bana çürük domates atmadan önce lütfen söyleyeceklerime kulak verin.

Malum bu aralar dünya bize dar geldiği için gözlerimizi uzaya diktik. Başka gezegenlerde maden araştırmalarının da başladığı bu günlerde bunları görmek çok da garip değil ama yavan filmler, insanın canını sıkmıyor da değil. Filmin ana teması aslında fena değil. Biraz sözünü edeyim de haklı ya da haksız olduğuma siz karar verin. Dünyamızdaki en büyük sorunlardan birisi malum ham madde ve enerji savaşları. Bu sorunların hepsini ama hepsini aştığımız bir zaman dilimi düşünün. Uğruna savaşacak bir şey kalmayınca sizce en büyük derdimiz ne olur? Bunu bir düşünün bence. Wachowski kardeşler de makyaj endüstrisinin her geçen gün biraz daha büyüdüğünü göz ardı etmeyerek kadınların en ciddi sorunlarından birine çözüm bularak yaşlanma, daha uzun yaşama ve nihayetinde neredeyse “ölümsüzüm” diyeceğimiz bir hayat. Evet, gençlik iksiri.

Filme göre bugün üstünde yaşadığımız gezegen aslından bizim değil. Biz nasıl bitkileri yetiştirip geleceğimize kaynak sağlıyorsak, bizden daha yüksek medeniyetler, kendi geleceklerini kurtaracak kaynakları elden edebilmek için insanların tohumunu dünyaya atarlar ve filmdeki zaman diliminde hasat zamanı verilecek karar anını izledik. Bir önceki paragrafta sözünü ettiğim gençlik “iksirinin” her bir tüpü için 100 insan hayatı sona ermektedir. Yalnız hasat zamanına karar veren 3 kardeşin annesine ait olan dünyamız, muhalif diğer kardeşlerin, annelerinin genetik mirası olan kızı (ki bu kızın adı Jüpiter) bulmak için paralı, ocak üyesi, kurt-insan melezi eski asker Caine Wise’ı (Channing Tatum) dünyaya gönderir. Şekil-şukul bir ağabeyimiz olan Caine, gerçek anlamda uçarak kaçarak kızı bulur ve tüm düşmanlarını -ne gariptir ki- alt etmeyi başarır. Kesinlikle klişe olmasından kaynaklanmayan olaylar zinciri dolayısıyla kızımız, 3-4 defa en son saniyede kurtarılır. Kimse zarar görmez, sonra da en yakın kahveye gidip bayat çay içerler.

Kurtların Büyüttüğü Caine
Kurtların Büyüttüğü Caine Wise

Ben bu yazıyı ne ciddiyetle yazdıysam film de seyirciye o ciddiyetle olayı anlattı. Yabancı yok aramızda, filme 4 puan verdim şahsen. Az değil, bir bilet 11 lira. Tavsiyemi dinleyin, gidin 11 liraya konserve haşlanmış fasulye ve yarım kilo tavuk göğsü alarak yiyiniz efendim. Afiyet olsun.

Not: Sean Bean ölmüyor.

Jupiter Ascending (2015)
Jupiter Ascending poster Rating: 5.4/10 (143,686 votes)
Director: Lana Wachowski, Lilly Wachowski
Writer: Lilly Wachowski, Lana Wachowski
Stars: Mila Kunis, Channing Tatum, Sean Bean, Eddie Redmayne
Runtime: 127 min
Rated: PG-13
Genre: Action, Adventure, Sci-Fi
Released: 06 Feb 2015
Plot: A young woman discovers her destiny as an heiress of intergalactic nobility and must fight to protect the inhabitants of Earth from an ancient and destructive industry.

2 comments on “Jupiter Ascending

  1. dikkat spoiler içerir
    wachowski kardeşler yine insanları kaynak olarak kullanmayı uygun görmüşler, matrix’te yetiştiriliyorduk, programa bağlıydık felan kurgu güzeldi de bu sefer pek oturtturamamışlar gibi, mesela bu bahsi geçen “hasat” işleminin dünya dışındaki başka bir tarla/gezegende uygulanışını görsel efekt şöleni eşliğinde izletebilirlerdi bize, film ile ilgili eleştirecek o kadar çok şey varki aslında yazmaya üşeniyorum, mesela filmin başlarında görünüp ciddi roller oynayacağını düşündüğünüz karakterler bir anda ortadan kayboluyor ( bkz: bi duş alıp gençleşen kalique hanımefendi )
    Eddie Redmayne’in ( Balem Abrasax) aşırı abartılmış oyununu söylemiyorum bile. ayrıca düşünüldüğünün aksine filmin ana karakteri jüpiter ( mila kunis) değil bir rambo, bir cüneyt arkın edasıyla tek başına koca evrene kafa tutan Caine’ dir , daha yazılması gereken çok şey var ama dediğim gibi üşeniyorum. Ayrıca hepsinden önemlisi adamlar Sean Bean’i öldürmemişler, nasıl bi özgüvendir anlamadım.

    • @Serdar
      Biz bu filmin fragmanını izledikten sonra “hayret, Sean Bean ölmüyor” demiştik değil mi? 🙂

      Bir de benim içim mi fesat bilmiyorum, bu filmin senaryolaştırma anında direk aklıma Bob Marley Faruk’un bilim kurgu senaryosuna film çektirme macerası geldi. Bu aralar çok revaçta, uzay filmi çekelim diye başlamışlar sanırım 😀

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

code

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.