Adımı tekrar bilim-kurgu etiketli bir film ile gören bazı site müdavimlerinin “yeter artık Allah belanı vermesin” dediğini duyar gibiyim. Ne olur bana katlanın. 🙂 Üstelik bu sefer çok fazla detaylara değinmeden çıtır çerez kıvamında bir filmi anlatmak istiyorum.

2011 yapımı In Time’ı, izlenecekler listemde uzunca bir zaman erteledim. Başrolde genç kızların ve taş fırın kürekçilerinin sevgilisi Justin Timberlake olunca biraz “ööeehh” modunda filme yaklaştığımı itiraf edeyim. Daha sonra da bu tavrımın yerinde ya da haksız bir yaklaşım olduğuna dair iki çift lafım olacak.

Will "Deli Yürek" Salas ve yavuklusu

Will “Deli Yürek” Salas ve yavuklusu

Öncelikle filmi Olivia Wilde sayesinde izlemeye başladığımı söyleyebilirim. (Allahım! Nasıl da güzel bir kadın.) Vakit nakittir diskurundan yola çıkarak madem her şeyi para için yapıyoruz, bunun için de bir ömür harcanıyorsa bu konu işlenmeye değer fikriyatı filmimizin ana teması. Filmin yönetmedi de senaristi de Andrew Niccol.

Yazının devamı seyir zevkini kaçıracak ayrıntılar içerir.

Filmin türü künyesinde adı geçen tek şey bilim kurgu değil haliyle, aksiyon da filmin ağır basan bir diğer unsuru. Distopik bir ortamda gelişen film evrenimizde para mefhumu ortadan kalkmıştır ve her şey 25 yaşından sonra çalışmaya başlayan bir sayaca endeksli olarak işler. Yemek yerken ödeme zamanla yapılır, çalışılırken zamanla ödeme alınır gibi para için düşündüğünüz her şey zamana evrilmiş durumda. Yalnız bu evrende yaşayan herkesin bedensel gelişimi 25 yaşında durmaktadır. Çalıştığınız kadar zaman alır, aldığınız kadar da yaşarsınız. Bunun kontrolü de filmde açıklanmayan bir mekaniğe bağlanmış durumda. İnsanların neden öyle bir şekilde doğduklarını ya da zamana endeksli ekonomide zamanın nasıl elde edildiği anlatılmaz ki bu durum en çok can sıkan şeylerden birisiydi. Bir diğer şey ise belirli bir bölge tek ele alındığı için bu düzenin ayakları ne yazık ki yere basmıyor. Dikkatimi çeken bir diğer şey ise madem insanlar özelinde canlıların hayatta kaldığı Darwin’in öğretilerine bağlı bir kapitalist sistem var, diğer canlılar için böyle bir şey neden işlenmiyor. Zira filmde insan dışında hiçbir şekilde başka bir canlıyla karşılaşmıyoruz.

Filme göre yeterince çalıp çırpan herkesin yaşayacak binlerce yılı olabiliyor. Örneğin bankalar belirli faiz oranlarıyla zaman sağlayabiliyorlar ama bu derenin suyunun nereden aktığıyla ilgili bir şey anlatılmıyor. Haliyle düzenin başlangıcına dair de bir fikrimiz olmuyor.

Deli Yürek Will Salas'ın fabrikatör Saim Bey'i dize getirdiği an

Deli Yürek Will Salas’ın fabrikatör Saim Bey’i dize getirdiği an

Hal böyle olunca kollarında annesi (Olivia Wilde) ölen 25+3 yaşındaki kahramanımız Will Salas (Justin Timberlake) bu duruma lanet edip sistemin çarkına çomak sokmak ister. Bir şekilde yüzyıllık bir birikimi elde ettikten sonra kendini kumar masasında bularak büyükbaşları bu şekilde alt etmeye çalışır ama bu durum film evreninde 3 dakikayı aşmaz. Yağız bir delikanlı olan Will Salas, kumarda yalnızca zaman değil, rakibinin kızının kalbini de kazanır. Ondan sonra başlayan modern Robin Hood hikayesi ise klişelerle dolu bir Holywood yapımı. Gettodan çıkan polislerden tutun da zalim iş adamı Saim Bey profilindeki zaman sahiplerine dek aradığınız her türlü klişe filmde mevcut.

Siz de “amaaaan, başım ağrımasın, zaman öldürecek bir film olsa yeter” diyorsanız film size hitap ediyor olabilir. Bir sanş tanıyabilirsiniz ama şahsi kanaatim izlenmese de bir şey kaybedilecek bir yapım olmadığı yönünde.

Sana puanım 5/10 qanqa.