Bölümüm (Elektrik-Elektronik Müh.) gereği rutin olarak takip ettiğim birçok web sitesinde en çok ilgimi çeken konulardan birkaçı işletim sistemleri ve yapay zekaya ilişkin gelişmeler olmuştur. Bundan yıllar önce dünyayı ele geçiren robotları izleyince “hadi canım oradan” dediğimiz günlerin ardından uzun zaman geçti. Artık şartlar ve yapılabilecekler o kadar gelişti ki konuyla ilgisi olanları şaşırtacak çok az şey görüyoruz desek yeridir. 

Bir insanın bir şeyi bilmesi ayrı bir şeydir, bildiğini anlatabilmesi ayrı. Benim şu anki derdim ise gerçekten beni etkileyen şeyleri sen, sevgili okurla mümkün mertebe paylaşabilmek. Bunu nasıl etkili bir şekilde yapabilirim, uzun uzadıya düşünmedim değil.

Vakti zamanında Brick ya da Breakout diye bir oyun vardı. Zemin olarak kullandığımız  küçük bir çubuğun üstünde zıplayan küçük bir topu kontrol ederek ekranın üstündeki duran tuğlaları kırarak puan topladığımız basit ama taşınabilir oyun konsollarıyla saatlerimizi çalan oyun. En iyi strateji olarak yukarıdaki tuğlaların üzerinde bir boşluk yakalayınca derin bir oh çektiğimiz oyun. Hatırladın değil mi? İşte bunu unutma, birazdan döneceğim.

Yapay zeka dediğimiz şey ne garip bir kavram değil mi? Zeka diye bir şeye yapay dememize sebep olan şey ne acaba? Birileri hakkında bir yargıya vardığımız zaman insanları ne kadar çabuk kırabiliyoruz. “Aptal biri” diyerek kaç kişiyle görüşmeyi kesmişizdir ya da bilerek birçok sohbete dahil olmamışızdır. Benzer ortamlarda büyüyen insanların bile olaylara bakış açısı ve bir sonraki adımı görebilmeleri ya da olaydan tamamen kopuk olmaları bizim sosyal yaşantımızı ne kadar etkiliyor acaba? İşte bu konularla ilgili iç muhasebemizi ne kadar doğru yapıyoruz? “Bunun kıstası şudur” denilecek bir mihenk taşımız yok ne yazık ki.

Hal böyle olunca bizim yerimize üstün akıl yaratma çabası, çok uzun zamandır ihtirası ile yanıp tutuştuğumuz bir şey değil. O yüzden ne yapmak istediğimizin de farkında mıyız bilemiyorum açıkçası. Google, uzun zamandır bir yapay zeka üzerine gizli gizli çalışıyor. Hatta nihai amacı da açıkladılar ama bu öylece ayan beyan aşamaları anlatılan bir şey de değildi. Google diyor ki, gün gelecek, ben öyle verileri analiz edeceğim ki, sen bilgisayarın başına geçip arama yapmadan önce bulmayı planladığın her şeyi ben sana şak diye sunacağım. Bunu söylemek oldukça kolay ama kazın ayağı hiç öyle göründüğü gibi değil. Az önce sözünü ettiğim oyun vardı ya, Google tasarladığı yapay zekaya bu oyunu oynatmış. Hem de yüzlerce defa. Tıpkı bizim de saatlerimizi öldürmemiz gibi. Peki sonuç ne mi olmuş? Hadi birlikte izleyelim.

Videonun açıklamasında, yapay zekanın, oyunun nasıl oynanacağına dair önceden programlanmadığı yazmakta. Yani oyunu ilk defa oynayan birisiyle aynı tecrübelere sahip. İlk 120 dakikadan sonra gördüğünüz gibi yapay zeka topu düşürmemesi gerektiğinin farkında olarak oyunu oynamakta. Asıl kırılma noktası ise 240 dakika sonra en iyi stratejinin topu bir şekilde tuğlaların üstüne yollamak olduğunu keşfediyor. Yani hiç karşılaşmadığı bir problemin üstesinden nasıl geleceğini anlıyor ve çözümünü sonraki aşamalarda kusursuzlaştırıyor.

Bu durum sana da garip gelmiyor mu? Kendi tekelimizde olduğunu düşündüğümüz zeka ve kavrama kabiliyetinin, Google gibi neredeyse kaynakları sonsuz diyebileceğimiz bir devin elinde ne kadar çabuk gelişebileceğini düşünebiliyor musun?

Buradaki söz konusu durum vakti zamanında Kasparov ile IBM‘in Deep blue adını verdiği bilgisayarının satranç oynamasına benzemiyor. Olayı özetlemem gerekirse; Deep blue için her hamlenin matematiksel bir değeri vardı ve en mantıklı karar rakibe maksimum zararı verirken en küçük zararı alacağı hamleyi seçmekti. Kayıtlı olan milyonlarca olasılık arasından sadece seçim yapmakla, bir problemi nasıl aşacağını öğrenmek, takdir edersin ki birbirinden fersah fersah uzak iki durum.

Yapay demek ne kadar doğru olur bilemiyorum ama böylesi bir zekanın günlük hayatta bizimle birlikte olması ne kadar garip bir gelecek kurgusu olurdu değil mi?

Bize bu soruyu soran yapım da bu sene (2015 yılında) gösterime giren Ex Machina oldu. Film, Google gibi şirketlerden alınan ilham ve oldukça sürükleyici yapısı ile günlük hayat bağlantılarına A yerine B diyerek bizim bu durumu sorgulamamızı istiyor. The Bourne Legacy, Drive ve Body of Lies gibi filmlerden hatırladığım Oscar Isaac‘in ise Nathan rolünde ne kadar iyi bir oyuncu olduğunu görmek bana daha da bir keyif verdi desem yalan olmaz sanırım. Kendisini filmde, bugün Google olarak düşünebileceğimiz bir şirketin kurucusu ve patronu olarak görmekteyiz. Bir dahi olan Nathan, 13 yaşında şirketin yıllarca kullanacağı arama algoritmasını programlar. Daha sonra medeniyetten uzak bir yerde çalışmalarına yapay zeka üzerine devam eder ve halihazırda kullandığı şirketini de yeni çalışmaları için insan tepkilerinin bir aynası olarak kullanır. Bu durum da neredeyse mükemmel bir yapay zekanın gelişimi için müthiş bir zemin hazırlar. Filmimiz de bu zekanın Nethan tarafından seçilen, şirketin yetenekli programcılarından birisi olan Caleb’in test edilmesini ve sonrasında yaşananları konu alıyor.

Yapay zeka kahramanlarımız - Geleceğimiz ya da sonumuz

Yapay zeka kahramanlarımız – Geleceğimiz ya da sonumuz

Olay öyle göründüğü üzere kesilmek istenen kırmızı ya da mavi kablo hikayesi değil. Senaryo oldukça akıcı, başarılı ve ne yazık ki anlatılanların “gerçek olabilir mi olamaz mı”dan ziyade ne zaman olacağı yönünde. Bu yüzden saf bilim kurgudan ziyade, bize insani ilişkiler ve düşünme yöntemlerimize sorduğu ezber bozan soruları dolayısıyla “sıradan” bir film demek Ex Machina için büyük bir haksızlık olur. Eğer konuyla ilgiliyseniz mutlaka oturun ve izleyin. “Ay benim öyle bilimle falan işim olmaz şekerim” diyen yakınlarınız için de filmi izlemeleri için aşırı ikna edici yöntemler kullanmaktan çekinmeyiniz. Şimdiden iyi seyirler.

Ex Machina (2015)
Ex Machina poster Rating: 7.7/10 (305,881 votes)
Director: Alex Garland
Writer: Alex Garland
Stars: Domhnall Gleeson, Corey Johnson, Oscar Isaac, Alicia Vikander
Runtime: 108 min
Rated: R
Genre: Drama, Mystery, Sci-Fi
Released: 24 Apr 2015
Plot: A young programmer is selected to participate in a ground-breaking experiment in synthetic intelligence by evaluating the human qualities of a breath-taking humanoid A.I.