IMDb ve Turkcealtyazi.org‘ta sürekli güncellemeye çalıştığım “izlediğim filmler” listelerine göre en çok aksiyon ve komplo teorilerini konu alan filmlerden keyif alıyormuşum. Hal böyle olunca hakkında bir şeyler yazmak için oldukça gecikmiş olduğum Die Hard serisinin dördüncüsü Live Free or Die Hard ya da bizdeki adıyla Zor Ölüm 4 hakkında bir şeyler karalamak boynumun borcu oldu.

Malum, Die Hard oldukça popüler (4. film, 110 milyon dolara çekilip 337.5 milyon dolar hasılat elde etmişti) bir seri olarak karşımıza çıktı ama serinin 4. filmini diğerlerinden ayıran nokta, teknolojiye olan bağımlılığın bireyler boyutunu değil, devletler boyutunu Amerika üzerinden işlemiş olması.

-Yazının ilerleyen bölümleri seyir zevkini kaçıracak ayrıntılar içerir-

Önceki filmler gibi yine  başrolde karşımıza Bruce Willis (John McClane) çıkmakta ve filmin imzası diyebileceğimiz tesadüfen gelişen olaylar zinciri, dedektif McClane’i konunun odak noktası yapar. Bu sefer klasik kötü adam, iyi polis teması, zamanın gerisinde kalan, ekip aracına takılan GPS ile yerinin merkez tarafından tespit edilmesine şaşıran, dinozor McClane üzerinden gayet başarılı bir şekilde işlenmiş.

Bruce Willis (John McClane)

Bruce Willis (John McClane)

Len Wiseman tarafından yönetilen filmde kötü adam olarak Timothy Olyphant’ı Thomas Gabriel rolünde eski bilişim uzmanı olarak izlemekteyiz. 11 Eylül’den sonra, Kuvvet Komutanları’na sistemin açığı olduğunu o söyleyen Savunma Bakanlığı’nın güvenlik şef programcısı Gabriel, devlet kayıt ve kontrollerinin yapıldığı ağın ne kadar korumasız olduğunu küçük bir şovla yetkililere kanıtlar ve olası saldırılar için bir belirli intranetlerin yedeklendiği bir sistem tasarlar. Biraz ileri giden Gabriel, sorunları halka açıklamaya kalkışınca, onu çarmıha gerip ününü yok ederler.

Thomas Gabriel (Timothy Olyphant)

Thomas Gabriel (Timothy Olyphant)

Filmin aksiyonuna sebep olan konusu da, bu açıkları kapatıp, sistemin düzgün çalışmasını sağlayacak yeteneğe haiz hacler’ları tespit edip onları öldürmekten geçmektedir. Bunun için de bir yazılım şirketi kamuflajıyla kalburüstü hacker’lara özel bir güvenlik açığı testi yaptıran Gabriel, testi geçenlerin infazı için özel bir ekibi evlerine yollayacak kadar gözü dönmüş bir suçlu olarak karşımıza çıkmakta.

FBI, sistemine sızılmasıyla durumun farkına varır ve Ateş Gemisi adı verilen söz konusu saldırıyı elinde bir su tabancasıyla bir orman yangınını söndürmeye çalışır gibi durdurmaya çalışır.

Peki böyle bir sistemin ele geçirilmesi gerçekten mümkün olabilir mi? Filmin sıraladığı argümanlara göre Amerika gibi bir ülkeyi kaosa sürüklemek için onları korkutmakla başlamak oldukça  iyi bir fikir. McClane’in koruduğu hacker Matt Farrell (Justin Long), olayları ve sosyal yapıyı eleştirel bir gözle oldukça iyi analiz etmiştir. Bunu da filmde şu sözlerle dile getirir:

-Haberleri mi dinliyordun?

-Şimdi de haberlerle ilgili sorunun mu var?

-Evet, hem de çok büyük bir sorunum var. Haberlerin tamamen üzerinde oynanmıştır. Her gün duyduğun her şey, şirketleşmiş medya tarafından tek bir amaç için hazırlanır. Seni korku içinde tutmak için.

-Korku mu?

-Korku içinde kalasın ki dışarı çıkıp para harcayasın. İhtiyacın olmayan, belki de sende altı tane olan şeyleri alman için. Böylece reklamlar onların istasyonlarını ayakta tutuyor.

Amerikalıların zombi istilası için kurtuluş kitleri aldığı bu günlerde bu görüşün tersini iddia etmek doğru olmaz herhalde. İşte Ateş Gemisi’nde de 3 aşamalı olarak bu korku imparatorluğu dijital olarak başarılı bir şekilde uygulanır.  Ayrıca belirtmem gereken bir diğer ayrıntı daha var: “Güvenlik uzmanlarının” filmdeki yöntemle hayatlarını kazanmaları legal ve oldukça popüler bir yöntem. Örneğin Google, Mart 2014’te Chrome OS için güvenlik açıklarını bulan hacker’lara 2,7 milyon dolar ödül dağıtmıştı. Böylesi bir sektör varken haliyle hükümetlerin kontrolü altında olan sistemlerin de güvenlik açıkları savaş sebebi olarak bile kabul edilmekte. Bu tür otomasyonların tamamının birbiriyle etkileşiminin olmadığı ülkemizde günlerce siber saldırılar için tatbikat yapıldığını hatırlatmamda fayda var. Sistemlerimizi yetersiz bulan bizler bile bu konuda bu kadar tedirginsek, Amerika gibi birinci dünya ülkelerinde nasıl bir ihtimam vardır, varın siz düşünün. Sırf bu tür saldırılar önceden öngörülebilsin diye maillerimizden tutun da bulut depolama sistemlerinde saklanan tüm verilerin NSA tarafından izlenebilmesi gibi (bkz. http://www.forbes.com/sites/tonybradley/2013/07/23/the-myth-of-online-backup/). Örneğin şifreleme algoritması bilinmeyen bir güvenlik sistemi (her ne amaçla kullanılıyorsa kullanılsın) Amerika’da kullanılamıyor. Buna akıllı telefonların uyku moduna girdiğinde aktifleşen şifreleri de dahil. Bunun ne kadar etkin bir şekilde kullanıldığını tahmin edebiliyorsunuzdur sanırım.

Dolayısıyla filmde de gördüğümüz gibi gelişmiş bir şifreleme sistemi bizim hayal gücümüzle sınırlı. Sadece metin ve rakam tabanlı şifreleri -meraklıları bilir- brute force yöntemiyle kırmak bile oldukça sıradan bir yöntemken (bkz. http://www.genaud.net/2013/11/password-cracking/password-cracking-v0.html) asimetrik bir şeklin ya da eğrinin özel bir fonksiyona bağlı döndürülmesiyle ortaya çıkacak alanı ya da hacmi de oldukça verimli bir şifreleme algoritması olabilir. Hal böyleyken gerçekten her şeyi değiştirecek, şifreleyecek ya da dekode edecek “bir” akıl olabilir. Zaten bu gerçeğin farkında olan Google gibi şirketler de istihdam ettikleri -belki de alanında en yetenekli- mühendislere rağmen bu tür uygulamalardan faydalanmakta.

Abartılı aksiyon sahnelerine rağmen (kurşunu bittiği için helikopteri arabayla vurmak gibi) oldukça keyifli bir film Live Free or Die Hard. Bu tür teknik ayrıntılar ilginizi çekiyorsa filmden daha çok keyif almanız mümkün. Yok sadece aksiyon bana yeter diyenlerdenseniz eminim film yine sizi tatmin edecektir.

Ne dersiniz? Gerçekten bir gün nerd dediğimiz inekler günü kurtaran kahramanlar olabilecekler mi?

Live Free or Die Hard (2007)
Live Free or Die Hard poster Rating: 7.2/10 (339,743 votes)
Director: Len Wiseman
Writer: Mark Bomback (screenplay), Mark Bomback (story), David Marconi (story), John Carlin (article), Roderick Thorp (certain original characters)
Stars: Bruce Willis, Timothy Olyphant, Justin Long, Maggie Q
Runtime: 128 min
Rated: PG-13
Genre: Action, Adventure, Thriller
Released: 27 Jun 2007
Plot: John McClane and a young hacker join forces to take down master cyber-terrorist Thomas Gabriel in Washington D.C.

[youtube]http://www.youtube.com/watch?v=7UcpL45SZRM[/youtube]