Bir önceki yazımda anlatmaya çalıştığım Bond filminin devamı olan Quantum of Solace’den söz etmemek olmazdı. Belki de Bond serisindeki en iyi devam filmi olan -ki bu durumda aksiyonun daha fazla ön planda tutulduğu Bond filmlerinde pek fazla görülmez- Quantum of Solace, bir önceki filmin ekibi tarafından hazırlandı ve tekrar baş rolde, ilk filmin stresini başarıyla atlatan ve bekletileri bir hayli yükselten aktör Daniel Craig oynamakta. Öncelikle şunu itiraf etmeliyim ki hayatım boyunca (ayrıca otomobillere neredeyse haslık derecesinde takıntısı olan “benim” için) izlediğim en iyi film girişi Quantum of Solace’de idi. Aman Allah’ım! Nasıl bir hız tutkusuyla çekilmiş anlatmam mümkün değil. Sinema koltuğunda resmen hızlanan kalp atışlarımı duyuyordum.

Önceki filmin anlatımında anlatmayı unuttuğum ve resmen içime oturan şeylerden birisi bu vesileyle tamamlamak istiyorum. Bond filmleriyle bütünleşen bir takım markalar var. Bunlar arasında içkilerden tutun, saatlere, kıyafetlerden tutun otomobillere kadar film içinde yapılabilecek en güzel reklam örneklerini Bond filmlerinde görebilirsiniz. Bunlar arasında öyle bir marka var ki ayrı bir inceleme konusu olur. Onu da tabii işin erbabına bırakmalıyım, onu anlatmak haddim ve bilgim dahilinde değil. Sözünü ettiğim bu marka Aston Martin. Size şu kadarını söyleyeyim. O filmlerde gördüğümüz bütün Aston Martin’ler el montajıdır. Her biri resmen ayrı bir sanat eseridir. Varın gerisini siz düşünün. Bu filmde özellikle bunu sözünü etmemin bir başka sebebi de çekimler sırasında bir Aston Martin’in hurdalığa gönderilmiş olması. O konuda bir şansızlık yaşanmış çekimler esnasında ama yanlış hatırlamıyorsa herhangi bir can kaybı da yaşanmamıştı. Bu da aklımda kalan anektodlardan birisiy, bunu da bu vesilele sizinle paylaşmış olayım.

Filmi, önceki film olan Casino Royali izlemeyen birisi kesinlike izlemesin. Çünkü iki senaryonun tamamı neredeyse tek parçaymış da sonradan ikiye bölmüşler izlenimi uyanıyor. Hoş, üçüncü film de bu senaryanun devamı olacak ya bunu da film gösterime girdikten sonra uzun uzadıya tekrar yazarız.

Aşk acısıyla neredeyse vijdanını kaybetmiş olan namı diğer Double O Seven, önüne geleni harcayacak bir terminator havasında sevgilisinin (önceki filmde sözünü ettiğim Vesper) ölümüne sabep olan illegal yapının diğer bağlantılarını tespit eder ve bu sefer siyasi birliğini tamamlayamamış Latin Amerika ülkeriyle yasadışı anlaşmalara ve darbelere kadar olaylar uzar gider. Bu sefer kötü adam rolünde ise Mathieu Amalric (Dominic Greene) görmekteyiz. Greene, doğa yararına yatırım yapan bir girişimcilik şirketi görünümü altında neredeyse doğanın dengesini bozacak derecede su kaynaklarını tekeli altına almak isteyen azılı bir düşmandır.

Bu mücadele sırasında da Bond’a yaverlik edece bir Bond kızı elbette vardır.  İşte bu konuda da sahneye güzelliğiyle bütün dikkati üzerine çeken Camille rolüyle Olga Kurylenko‘yu görüyoruz. Kurylenko ise Bond ile iş birliği yaparak, kendisi çocukken ailesini acımasızca öldüren General Medrano‘ya karşı bir intikam mücadelesine girişir ve Bond’un yardımlarıyla amacına da ulaşır.

Bu aksiyon fırtınasında yine ekranın başından ayrılamayacağınız bir film izleyeceğinize kefilim. Tabii bir önceki filmde olduğu gibi yine kapı bir sonraki filme aralanır çünkü bu illegal olşumun üst düzey yöneticilerinden olan Mr. White‘a ulaşılamaz ve film bitirilir. Kesinlikle filmin tadına varmanı için yüksek çözünürlüklü bir kaydı izlemenizi şiddetle öneririm.

Quantum of Solace (2008)
Quantum of Solace poster Rating: 6.7/10 (336,310 votes)
Director: Marc Forster
Writer: Paul Haggis, Neal Purvis, Robert Wade
Stars: Daniel Craig, Olga Kurylenko, Mathieu Amalric, Judi Dench
Runtime: 106 min
Rated: PG-13
Genre: Action, Adventure
Released: 14 Nov 2008
Plot: James Bond descends into mystery as he tries to stop a mysterious organization from eliminating a country's most valuable resource. All the while, he still tries to seek revenge over the death of his love.