Yağmurlu ıslak bir geceden sonra kimsesizdi yine bütün buhranlı gece yarıları

Ayakkabısı su geçirmeyen nice âdemoğulları kaçarlardı her seferinde suyun ta kendisinden. 

Yağmurların dünyayı temizlediği kadar insanları temizlediğini düşünemedik…

 

Kimi aydınlıkların sonu karanlıktır. Hiçbir ışık sonsuz değildir. Sonsuzluklarla donatılmış mitler yaratanlar, buna inanalar bile sonsuzluğun sonunu getirirler. Peki, sonsuzu kim anlar? Ben mi? Sen mi? Hiç sanmıyorum sevgili dostum. Anlamlandıramadığım bu kâinatta ne işim olduğunu da çözemiyorum. Bu yüzden kendimi her şeysiz, her şeyi kendimsiz bırakıyorum.

Ben bu dünyada olmadığımda hiçbir şeyin eksileceğini gerçekten düşünmüyorum sevgili dostum. Ben kendini nötr hissedenlerdenim. İşe yaramayanlar, oksijen sömürücüler, emeksizler, vasıfsızlar sınıfının bir üyesiyim. Umarım ben gittikten yüz sene bile sonra olsa sınıfım birleşir ve anlamlandırırlar varlıklarını. Bugün bu dünyada benden kaç tane var gerçekten bilmiyorum Tarık, ama bu günden sonra bir kişi eksik olacağımızı biliyorum. Ki yeryüzünün en kalabalık sınıfı dahi olsak ne fark eder? Bire sonsuz tane sıfır eklediğini düşün.

Belki mesele bir olmaktır sevgili dostum. Diyeceksin ki sen biliyordun madem, bunu neden sen yapmadın. Yapamazdın Tarık, yapamazdım.  Yapabileceğim tek şeyi yapıyorum şu anda. Hiçlerin görevi gitmektir. İlkokulda beş ile sıfırı toplarken kaç kere sıfırın nereye gittiğini düşündük ki? Hepimizin işi kalanlaydı; beşleydi. Kimin hayatına girdiysem, kiminle bir olduysam yuttum herkesi, hiçleştirdim. Dokunduğum her şey anlamsızlaştı. Sıfırım ben Tarık. Şimdide gidiyorum sıfır misali. Seni de diğerlerine emanet ediyorum. Vakit sıfır vaktidir.