Tekrar araya kayda değer bir boşluk girdi. Ama anlatacaklarım önemli! Son zamanlarda yaşadığım yerdeki kitapçılara nalet (nalet’in hikayesi de başka yazıya🙂 ) etmeme sebep bir ticari saçmalıkla boğuşuyordum. Kaç zamandır Murat Menteş‘in Dublörün Dilemması‘ını arıyorum ama öyle bir kitabın varlığını bilmeleri bir yana adını bile telaffuz edemediler. Çıldırdım. Kitabı Kafa İzni’ndeki yorumlarından tanıdığınız dostum Beshir ile birlikte aradık. Bulamadık. İnternetten almış, bana sürpriz yapacak. Yaptı da nitekim.

Tek oturuşta kitabı bitirdim. Aman Allah’ım! Nasıl bir zekanın ürünüdür, nasıl bir laf cambazlığıdır! Kıyamadım ama elimde bir kalem olsaydı kitapta altını çizmediğim satırın olduğu sayfa kalmazdı sanırım. Muhteşem kurgu, harika bir aksiyon. Roman, albino Nuh Tufan ve arkadaşı İbrahim Kurban’ın gözlerinden anlatılmakta. Daha sonra işin kurgusu gereği kadro genişliyor. Bütün karakterlerin sağlam temelleri atılmış. Gerçekten garip bir yapısı var ki kitap Canımın içi, böyle şeyler yalnızca romanlarda olur.” Cüneyt Arkın-Sıkı Dur Geliyorum, 1964″ alıntısıyla başlıyor ki bu başlangıç bile bir tebessüm için yetti bana. İtiraf etmeliyim ki sesli güldüğüm tek roman Dublörün Dilemması oldu. Bunu neden yazdığımı, eğer kitabı okursan ilerleyen sayfalarda göreceksin🙂

Karakterlerden uzun uzun bahsedip canını sıkmak istemiyorum. Ama bunu bilmelisin ki bu kitabı muhakkak alıp okuman lazım. Lafı açılmışken karakterlerin de isimleri bir hayli ilginç ama akılda kalıcı. Belki de bu yüzden bu isimler seçildi. Şöyle ki;

  • Nuh Tufan
  • İbrahim Kurban
  • Rıza Silahlıpoda
  • Umur Samaz
  • Su Samaz
  • Habip Hobo
  • Ferruh Ferman
  • Dilara Dilemm

Dublörün Dilemması

Dublörün Dilemması

Gel gelelim bu yazıyı yazmama sebebe, Habip Hobo’ya. Habip, kitapta geçen en afili karakterlerden birisi. Ajan. Laf dönüp dolaşıp hayata Habip’in gözünden bakılacak ana geliyor ve beni benden alan “Bir erkeğin hayatındaki anlara”. İlk başta sözlüğe yazayım dedim ama sonra böyle bir konu için Kafa İzni’nin daha uygun olacağı kanısına vardım. Copy-paste değil aşağıdakiler. Alın teri🙂

  • Bir erkeğin hayatında, yenilgiyi kabul eder gibi yaparak zafere ulaştığı anlar vardır. Bu gerçi kadınların tarzıdır, fakat nadiren erkeklerin de başvurduğu bir yöntemdir…
  • Bir erkeğin hayatında, beyninin ve kalbinin çevresine ördüğü uygarlık duvarının tuğlalarını patlatan bir şok yaşadığı belli bir an vardır.
  • Bir erkeğin hayatında, ömür billah minnettar kaldığı bir ustası vardır.
  • Bir erkeğin hayatında, suça hile ile karşılık verdiği anlar vardır.
  • Bir erkeğin hayatında, anılarının zihnin zaptettiği vakitler vardır…
  • Bir erkeğin hayatında,burnunun dibindeki bir şeyi bunca zaman nasıl göremediğine şaşırdığı anlar vardır.
  • Yerden zınk diye kalkan, sudan çıkmış saplantılı kılıç balığı elinde sürpriz bir sustalıyla [sustalı zaten sürpriz dolu bir bıçaktır] soruyor: “Sen de kimsin ulan?”. Bir erkeğin hayatında, en zor sorular için hazırladığı zor cevaplar vardır. “Ben ahmak ıslatanım, şimdi de seni ıslatacağım.”
  • Bir erkeğin hayatında ilkel duygularla modern silahlara yöneldiği anlar vardır…
  • Bir erkeğin hayatında teselliyi martavalda bulduğu anlar vardır…
  • Bir erkeğin hayatında, sigortanın attığı anlar vardır.
  • Bir erkeğin hayatında, tesadüflerin toplamından fazla bir şey yoktur…
  • Bir erkeğin hayatında, birçok kapıya uyan anahtar kelimeler vardır: “Anneciğim!”
  • Bir erkeğin hayatında, ses etmeyip pes ettiği anlar vardır… (Favorim)