Beden ve Benlik

Please log in or register to like posts.
News

Her uyandığımızda günlük hayata karıştırırız kendimizi. Yapmamız gereken “şeylere” öyle bir kaptırmışızdır ki, aynada bir kalıptan fazlasını göremeyiz. Saçım şöyle olmalı, dişlerim temiz görünmeli, güzel kokmalıyım.

Fiziksel ihtiyaçlarımızı bir şekilde karşılayabilmeliyiz. Ama onları karşıladıktan sonra ne yapmalı bu bedenle, bu görünüşle? Güzel olabiliriz veya yakışıklı, ama güzellik sizi, size ulaştırmayı bırakın yakınlaştırmaz bile. Aynada gördüklerimize kolaylıkla müdahale edebilirken, asıl müdahale etmemiz gereken aynada göremediklerimizdir. Bu yüz, bu eller, bu yanaklar ben değilim. Peki ben neyim? Bir düşünce mi? Bir tavır mı? Bir ideal mi? Soyabilsem kendimi yanaklarımdan etimden… Kemiklerimi bile soymak istiyorum. Kendimden başka hiçbir şey kalmayana kadar bu bedeni üzerimden çıkarmak istiyorum.

Acıktığımızda, yemek yeriz. Yemek için para harcarız. Para kazanmak için çalışırız. Belki de bütün bu günlük hayat curcunası kendimizden uzaklaşmak için yaptığımız bir gösteridir. Bilincimize hep bunu söyleriz, fiziksel ihtiyaçlarımızı karşılamak zorundayız. Fiziksel ihtiyaçlarımızı karşılarken neler yaparız peki? Bir mağazada satış görevlisi olalım mesela. Gelen müşterilere ne istediklerini sorarız, onları aradıkları şey için yönlendiririz. Temizlik, vardiya, mağazayı kapatma… Çalışma arkadaşlarımızla bunun kavgasını veririz. Evden mağazaya ulaşımımız… Varana kadar milyon tane insanla tebelleş olmamızdan bahsetmiyorum bile!  Erken çıktığımız evimize, geç girer yorgunluktan ne yapacağımızı bilemeden ertesi güne hazırlanırız. Ama bir şeyi atlamadık mı? Bu dünyaya sadece fiziksel ihtiyaçlarımızı karşılamak için mi geldik? Eğer öyleyse sokaktaki bir köpekten ne farkımız kalır? Kendi sosyal sürüsünde kendi sürü üyeleriyle o da kavga eder karnını doyurur hep aynı iç güdü de yaşar ve tekrar tekrar bunları yapar.

Hayat curcunasının içerisinde bir amacımız vardır. Terfi, yüksek maaş, daha iyi hizmet, kaliteli yaşam, yada sadece dolanmak…  Daha iyi yaşamak isteriz gencim daha fazla yorulabilirim daha fazlasını taşıyabilirim. Elbette yapabilirsiniz bunun için çabalayabilirsiniz. Vücudunuz buna dayanacaktır, bir yere kadar. Sonrasında çağımızın kronik hastalıklarıyla boğuşurken bulursunuz kendinizi.

Vücuda yapılabilecek en büyük kötülükler tek çeşit beslenme ve sürekli hareketsizlik. Ama siz yürüyorsunuzdur işinize veya markete, evinizi de temizliyorsunuzdur o da hareket sonuçta. Sürekli tekrara düştüyse hayatınız bir yerde yanlışlıklar içerisinde olduğunuzun farkına varmalısınız. Belirli bir yorgunluktan sonra vücudunuza daha dikkatli bakmanız gerekir. Kendinizin de yaşlanacağını unutmayın ailenizdeki en yaşlı kişiye en son ne zaman koştuğunu sorabilirsiniz. Peki siz en son ne zaman koştunuz? (Metroya veya otobüse yetişmek için değil sadece istediğiniz için) Siz de bir gün yaşlanacaksınız. Kemikleriniz ağrıyacak hareketiniz yavaşlayacak. Tat alma duyunuz zayıflayacak. Düzenli almanız gereken ilaçlarınız düzenli gitmeniz gereken doktor randevularınız olacak. Hep böyle genç kalmayacaksınız.

Yaşlılık günlerinizi düşünün. Arkanıza yaslanmış hayatınız boyu uğraştığınız “şeyleri” getiriyorunuz aklınıza. Hangi yorgun gününüzü hatırlarsınız sizce? Hangi kıyafetiniz sizi daha zarif gösterirdi? Hangi parfümünüz daha ilgi çekerdi? Hangi saç modeli yakışırdı? Bu soruların kaç tanesinin cevabı size anlamlı gelecek? Geriye dönüp baktığınızda gurur duyacağınız iyi ki uğraşmışım diyeceğiniz neler olacak? Hiç merak eder misiniz yaşlılığınızı?

Sizi çok ileriye götürdüysem kusuruma bakmayın. Ama bakın bu gün 8 Ekim 2018. Şuan ne ile neden uğraşıyorsunuz? Hayatınız sizin elinizde. Yapmak istemediğiniz “şeyleri” yapmayın. Gezmek istediğiniz yerleri gezin. Yeni insanlar tanıyın. Farklı bir kitap okuyun yeni bir müzik dinleyin. Bir çocuk ile vakit geçirin ona ufuk olun. Küçük insanlar(çocuklar) daima gözlemdeler. Çocukluğunuzda sizi etkileyen bir büyüğünüz mutlaka olmuştur. Siz de bir çocuğu etkileyin. Kendinizi keşfedin. Neyde iyisiniz? Neyde kötüsünüz? Bazı alışkanlıklarınız neden var? Bazı davranışlarınız neden var? Kendinize karşı dürüst olun. Egolarınızdan, kibirlerinizden ve bütün dürtüselliğinizden sıyrılın. İnsan olmak nasıl bir şey keşfedin.

Yazımı bitirirken bir Özdemir ASAF şiiri paylaşmak isterim.

PAY

Ben pırıl pırıl bir gemiydim eskiden. 
İnanırdım saadetli yolculuklara. 
Adalar var zannederdim güneşli, mavi, dertsiz. 
Bütün hızımla koşardım dalgalara. 
O zaman beni görseydiniz. 

Ben pırıl pırıl bir gemiydim eskiden. 
Beni o zaman görseydiniz 
Siz de gelirdiniz peşimden. 

Ama şimdi şu aksam saatinde 
Son liman kendim, bu döndüğüm, 
Bilmiş, bulmuş, anlamış. 
Hatırımda bir vakitler güldüğüm. 
Yoluna can serdiğim o kaçış. 

Simdi o akşam saatinde 
Donuyorum görmüş, geçirmiş, atlatmış, 
Denizlerin doymayan sahilinde.

Dünya Kaçtı Gözüme(1955)



One comment on “Beden ve Benlik

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

code

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.