Yazar: Holy Memo

Can you blame the sky?

Yolda yürüyoruz. Yanımda Jim var. New York’tan sıkılmışız. Cebeci’de yürüyoruz. Ne işimiz varsa artık. Hava ayaz mı ayaz. Ellerimiz ceplerimizde. Bir türkü tutturmuşuz yürüyoruz. Rüzgar esiyor, o estikçe bizim yüzümüz acıyor. New York daha mı güzeldi acaba? Neyse hele bir bahar gelsin öyle düşünürüz. Yürümeye devam… Jim bir anda duruyor. ”Niye durdun ? Hava zaten buz …” derken Jim sözümü kesiyor ve ”Sus ve dinle.” diyor. İçimden ” İyi donalım burada.” diyorum. Jim ise gözlerini kapamış ve dikkatlice dinliyor. Sokak gürültülü. Daha iyi duyabilmek için gözlerimi kapıyorum. Dinliyorum. Dinliyorum. Dinliyorum. Uyanıyorum. Etrafıma bakıyorum. Ne Jim yanımda ne de Cebeci’deyim....

Read More

Baddest Man In The Whole Damn Town

Yukarıda görmüş olduğunuz ” X-Men : Geçmiş Günler Gelecek” adlı filminin belki de en güzel kesiti. Başlık ve bu sahne size şuan için çok anlamsız ve birbirleri ile ilgisiz geliyor olabilir. Haksız da sayılmazsınız. Şimdi sizden bir şey rica edebilir miyim ? Kesiti lütfen bir daha izler misiniz? Bağlantıyı buldunuz mu? Hayır mı? Lütfen tekrar izleyin. Göremediniz mi?” Yahu be adam nasıl görelim? Ne alakası var bu sahnenin , bu başlıkla? ” dediniz mi? Böyle düşündüyseniz işin aslı pek haksız sayılmazsınız çünkü önemli olan zaten görmeniz değil, duymanız. Şarkı ne kadar da güzel değil mi? Şu ana kadar olan...

Read More